Allah'ı anmanın etkisi
Allah’ı anmak, birçok olumlu etkiyi beraberinde getiriyor. Allah’ı anan insanlar, Allah’ı andıkları anda onu kalplerinde hissediyorlar ve kendilerini Allah’ın huzurunda görerek birçok kötülükten uzak duruyorlar ve ellerinden geldiğince iyi işler yapmaya çalışıyorlar.
İmam Sadık (as) şöyle buyuruyor: Yabancı kadın’a bakmak (haram bakış), şeytan’ın zehirli oklarından bir oktur, ne çok kısa bir bakış vardır ki uzun bir hasreti peşinden sürükler.
İşte Allah’ı anan insanlar, ya kendilerini böyle ortamlardan uzak tutuyor ve böylelikle bu tehlikelere maruz kalmıyorlar ya da bu tür ortamlarda bulunmak zorunda kaldıklarında, Allah’ı anarak bakışları ve diğer eylemlerini günahlarla kirletmiyorlar.
Ne yapmalı:
1- Günah ortamlarından kaçınmak.
A: Gözlerin temiz tutulması. İnsanın gözü ile yapabileceği günah ortamlarından uzak durması, örneğin kadınlar ve erkeklerin karışık bir şekilde katıldığı toplantı ve benzeri ortamlardan kaçınması, göz zinası diye tabir edilen yasak kirli bakışlardan uzak durmasına yardımcı olacaktır; dolayısıyla bu tür ortamlardan kaçınarak elimizden geldiğince gözümüzü temiz tutmaya çalışmalıyız.
B: Kulakları korumak. Allahın yasakladığı sözleri duymamak için bu tür sözlerin sarf edildiği ortamlardan uzak durmak, her sağlıklı akıl’ın kaçınılmaz kıldığı bir korunma mekanizmasıdır. Başka insanların arkasından konuşulduğu ortamlar, küfür ve benzeri kötü sözlerin sarf edildiği ortamlar, dini değerlerin sözlü hakarete uğradığı ortamlar ve yasak müzikler gibi başka günahlara ortam hazırlayan ortamlardan uzak durmak, kendi değerini bilen ve bu değerin gereğini yerine getirmek isteyen her akıl sahibi insanın yapması gereken en basit korunma şeklidir.
C: Kötü arkadaşlardan uzak durmak. İnsanı günah ortamına sürükleyen arkadaşlar aslında insanın bir numaralı düşmanıdırlar ve bu tür insanlardan olabildiğince uzak durulmalıdır.
İmam Seccad (as) beş kişi ile arkadaşlık yapılmaması gerektiğini söylüyor ve yalancı, günahlardan çekinmeyen, cimri, ahmak ve akrabalık ilişkisini kesen kişilerle arkadaşlık yapılmasından uzak durulmasını tavsiye ediyorlar.
2- Günah düşüncesinden kurtulmak.
Günah ortamlarından uzak durmak, insanın bu tür eylemleri düşünmemesine de sebep oluyor dolayısıyla olabildiğince günah ortamlarından uzak durmak, insanın düşünce sağlığı ve rahatlığı için oldukça önemlidir.
3- Boş kalmamak.
Yüce Allahın size sadece bir defalığına bahşettiği ve geri dönülmesi kesinlikle imkânsız olan vakit nimetinden olabildiğince yararlanmak ve günün 24 saatini en iyi şekilde değerlendirmek, akıl ve vicdanın açık bir dille ifade ettiği kaçınılmaz bir gerçektir. Boş kalmak, şeytan için ortam hazırlıyor ve şeytan, bu boşluktan yararlanarak değerli vaktinizi kendi istediği gibi doldurmanız için size yön vermeğe çalışıyor.
İmam Ali (as) şöyle buyuruyor: Gerçekten bu nefis sürekli insanı kötülüğe sevk ediyor ve kendisini ona teslim edenler, onun yönlendirmesiyle günah’a yöneliyorlar.
4- Oruç tutmak.
Oruç tutmak, insanın hayvani ve şehvet gücünü zayıflatıyor ve buna bağlı olarak, günah düşüncesi de zayıflıyor.
İmam Sadık (as) şöyle buyuruyor: Mide dolduğunda insan da isyan eder.
Bunun diğer anlamı da budur: Doldurulmayan bir mide insanı Allah’a karşı kayıtsız olmaktan koruyor; aç kalmanın en güzel yolu ise oruç tutmaktır.
Burada bunu da söylemek gerekiyor ki oruç tutmak, ancak insan’a zarar vermediği takdirde güzel bir eylem olarak değerlendirilebilir, aksi takdirde, insanın fizikine zarar veriyor veya günlük işlerine engel oluyorsa veya herhangi bir dini engel varsa kesinlikle iyi bir amel değildir ve tam tersine kötü ameller grubuna girer.
İnsanın günah’ı tatmasına vesile olan arkadaşlar, aslında insanın düşmanıdırlar, dolayısıyla onlardan oldukça uzak durulmalıdır.
5- Spor.
Günlük spor, insanın sadece fiziki sağlığı için değil, psikoloji sağlığı ve buna bağlı olarak da maneviyatı için de çok önemlidir.
İnsanın fiziğine zarar vermeyen sporlar, örneğin koşu ve kültürfizik hareketleri her gün sadece kısa bir süre yapıldığı takdirde insanın günlük hayat kalitesini önemli ölçüde etkiliyor dolayısıyla önemli düşünürler ve fikir adamları hiçbir zaman spor’u ihmal etmemişlerdir.