10 Eylül 2010 04:30:22
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
BİR ÇOCUK ve ÜMMU'L BENİN
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: BİR ÇOCUK ve ÜMMU'L BENİN  (Okunma Sayısı 536 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Fatih Kahramani
Bölüm Moderatorü
*****

Üyeyi Alkışla 29
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 41


« : 30 Mayıs 2009 14:16:31 »

Her şey bir aşura günü vuku buldu onun için. Hava soğuktu. Oysa annesiyle onun yüreği, diğer matem tutan insanlar gibi sıcacıktı. İsmi Abdullah’tı. Yaşı ise on bir. Sahip oldukları toprak evlerinle yaşlı annesiyle yaşamaktaydı.

 

Sabahın erken saatlerinde uyanmıştı annesiyle birlikte. Bugün aşuraydı, herkes gibi oda siyahlara büründü. Aşura olunca herkesi o günün üzüntüsü sarmaktaydı. Oysa Abdullah herkesin aksine heyecanlı ve sevinçliydi. Öyle ki, heyecanından kahvaltı bile yapmamıştı.

 

Onun sevinci mateme iştirak eden binlerce Hüseyin (a.s) âşıklarına hizmet edebilmekti. Her yıl olduğu gibi bu yılda öyle olacaktı. Üzerine komşusunun vermiş olduğu eski bir montu alarak çıkmıştı evinden. Her yer karla kaplıydı. Heyecanından olsa gerek yırtık ayakkabılarına dolan karlara aldırış etmeden ilerliyordu. Soğuk terler akıtıyordu. Az sonra aşura meydanına geldiğinde, meydanı dolduran insanları analiz ederek geçirdi.

 

Binlerce insan, sine ve ağıtlarla ilerlemekteydi Aşura meydanına. Büyük siyah bayraklarla insanları bu mateme davet ediyorlardı sanki. Meddahların matem ağıtları ise görülmeye değerdi. Onların arasına katılıp matemlerine ortak olmayı geçirdi içinden. Neden sonra biraz durakladı, matem meydanına sırtını dönerek koşar adımlarla evlerinin yolunu kat etti.

 

Az sonra evlerinin yıkık tahta kapısını hışımla araladı. Evlerinin ön kısmında bulunan avluyu koşarak ilerledi ve evlerinin arkasında bulunan çadırda annesine seslendi;

“ Anne, her şey hazır mı? Matem meydanı dağılmadan ihsanın bir bölümünü tamamlamak istiyorum.” Dedi.

Annesi, çadırın önünde bulunan kovayı işaret ederek;”limonata hazır, sen onu dağıtıncaya kadar yemeklerde hazır olur” dedi.

 

Heyecanlıydı, öyle ki, koşarak ilerlerken kovadaki limonatanın ayaklarına çarparak döküldüğünü bile fark etmiyordu. Matem alanına vardığında, sınıf arkadaşı âli ile karşılaştı. Ali yardım etme teklifinde bulunduysa da bunu kabul etmedi. Arkadaşı ile sohbete koyulmuşken, ileride matemcilerin bölük bölük meydanı terk ettiklerini fark etti. Bu terk ediş mateminde bittiği anlamına geliyordu. Az sonra arkadaşına veda ederek ayrıldı meydandan. Hareket halinde olan insanların arasına karıştı. Ve yapacağı işe koyuldu.

 

Soğuktu, heyecanlıydı, ama yalnız değildi, onun gibi birçok kişi ihsanlarını yerine getirmek için çabalıyorlardı. Kimisi gofret, kimisi meyve suyu, kimisi de çikolata dağıtmaktaydı. Biran elindeki kovayı yolun ortasına bırakarak, elindeki bardağı kovaya daldırdı.

 

Heyecanı giderek artmaya başladı, öyle ki, kovanın içerisindeki limonatanın rengini ayırt edecek durumda bile değildi. İstediği kısa bir süre içerisinde limonatayı bitirip, evdeki Hz.Ebul-Fazl sofrası için matemcileri davet etmekti.

 

Kime uzattıysa bardağı, bardak ya elinde kalıyordu, yâda ikrama icabet eden yarısını içmeden geriye iade ediyordu. Soğuktan olsa gerek diye düşündü. Oysa diğer ihsan dağıtan kişilerin ihsanları bitmiş sayılırdı. Biran için meyve suyu dağıtan kişinin boş kartonuna gözleri ilişti.

 

Tereddüt etti, daldırırken bardağı kovanın içine limonatanın rengini fark etti. Ardından yudumlarken limonata değil de dağıtmış olduğu şeyin şerbet olduğunu anladı. Şeker ve suyun karışımı bir içecekti şerbet.

 

Elindeki kovayı yolun kenarına bıraktı, matemciler ilerlemekteydi yemek için davete koyuldu. Ancak beş kişiden başka kimseyi ikna edemedi. Yolda matemcilerle evlerine doğru ilerlerken, biraz düşünceli biraz da öfkeliydi, ancak bu öfkenin kendisine mi annesine mi yoksa maddi durumuna mı olduğunu ayırt etmekte zorluk çekti.

 

Vesveselerle boğuşmaktaydı, oysa evlerinin önüne vardıklarında, yamalı eteği ve çıplak ayakları ile matemcilere hurma dağıtan annesini görünce, gözlerine dolan yaşlara hâkim olamadı.

 

Az sonra, yer minderleriyle kaplı odalarına geçtiklerinde, sofranın hazır olduğunu fark ettiler. Tandır ekmeği, tuz ve helvanın süslediği sofraya az sonrada annesinin getireceği, un çorbası ve kızarmış patates eklenecekti.

 

Yemek fazlaydı ve az kişinin iştiraki sebebiyle fazla da kalmıştı. Annesi üzüldüğünü fark etmiş olacak ki, kalan yemekleri kendileri gibi fakir komşularına vermesi söyledi. Son bir umutla bu işi de yapmaya koyuldu. Ve son işini başarmanın memnuniyeti sebebiyle sevinçle evlerine döndü.

 

 

Üzüntüsü geçmemişti, düşünceleri limonatanın rengine değil, neden davetlerine az kişinin icabet ettiğiydi. Fakir oldukları için miydi? Yoksa kimseler tarafından tanınmamaları mıydı?

 

Odasına geçerek bütün günün yorgunluğu ile uykuya daldı. Rüya âleminde bir nur göründü. Elini uzattı yetim başını okşadı. Bir an için rahatladığını hissetti. Sustu bu nur karşısında, daha sonra nurun evlerinin tüm odalarına yayıldığını gördü.

 

Az sonra o nur konuştu;

 

“Ey Abdullah! Sanır mısın, “Hz.Ebul-Fazl” sofrasına “Ümmül-Benin de iştirak etmesin. Allah hayrınızı kabul etsin ey Ehli-i Beyt’in küçük hizmetkârı.”

 

Nur kayboldu ve uyandı yatağından, bütün gün bedenini saran heyecanın yerini şimdi korku almıştı. Koşarak annesini aramaya koyuldu ve bulduğunda ise rüyadaki nurun ismini sordu.

 

“Anne Ümmül-Benin kim?

 

Annesinin söylediği söz bir kez daha şaşırmasına neden oldu

 

“Allah hayrını kabul etsin Abdullah!
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
muhaddese
●* Kiminle konuştuklarını bilselerdi namazdan vazgeçmezlerdi* ●
Yönetici
*******

Üyeyi Alkışla 1024
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1209


●Haklı olmak için değil Hakk-ı bulmak için tartış!


« Yanıtla #1 : 30 Mayıs 2009 14:57:24 »

Allah sevabınıza yazsın inşaallah..
Güzel bir paylaşım olmuş.ÜMMU'L BENİN denilince Hz.Ali(as)'ın çocukları uzulmesin diye ona esas ismiyle hitap etmemesi ve çocuklarına olan düşkünlüğünü hatırlıyorum.. Cry
SELAM OLSUN SİZE VE SİZİN YOLUNUZDA CANINI ALLLAH'A TAKDİM EDİP EBEDİ SADETE KAVUŞANLARA.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

DERDİN KENDİNDEDİR BİLMİYORSUN
DERMAN YİNE SENDEDİR GÖRMÜYORSUN
İÇİNE KOCA BİR ALEM YERLEŞTİRİLİRMİŞ
SEN HALA KENDİNİ KÜÇÜK BİRŞEY ZANNEDİYORSUN!!!


hicabını koruyan, kendini namahremlerden uzak tutan genç kız sedef içindeki inci kadar değerli, herkesin yanında saygı ve ihtiramını artırmış ve zilletten kurtulmuştur.
ZEYNEP.76
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 159
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2448



« Yanıtla #2 : 30 Mayıs 2009 14:59:11 »

Allah razı olsun çok güzel bir yazı Allah niyetleri olanların niyetlerini kabul etsin Abdullahın niyetini kabul etttiği gibi
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

İmam Seccad, Hz. Zeynep ile ilgili olarak şöyle buyuruyor:

O büyük ve yüceydi. Zira dünyayı kendisi için büyük görmedi
HUSEYNİ SEVDA!..
Administrator
*

Üyeyi Alkışla 1706
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7220



« Yanıtla #3 : 30 Mayıs 2009 15:07:02 »

Allah sevabınıza yazsın inşaallah..
Güzel bir paylaşım olmuş.ÜMMU'L BENİN denilince Hz.Ali(as)'ın çocukları uzulmesin diye ona esas ismiyle hitap etmemesi ve çocuklarına olan düşkünlüğünü hatırlıyorum.. Cry
SELAM OLSUN SİZE VE SİZİN YOLUNUZDA CANINI ALLLAH'A TAKDİM EDİP EBEDİ SADETE KAVUŞANLARA.

teşekkürler
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

HÜSEYNİ SEVDA!..
Ateşlere atılırken, İbrahim gibi “Hasbunallahu we ni’mel wekil” zikriyle, Allah’tan başka kimseden yardım istememenin adıdır,
Hüseyni Sevda.
Karanlık denizlerde Hut’un karnında, Yunus gibi sadece Allah’a el açmanın halidir,
Hüseyni Sevda.
Nefsine aldanıp ilah olduğunu savunan Firavun ve ordusunu, denize batıran Musa’nın elindeki asa’dır,
Hüseyni Sevda.
Peygamberlerin hatemi, kainatın efendisi,Allah ’ın habibi
Hz. Muhammed (s.a.v)’ın “Ümmeti! Ümmeti” derken, Mübarek gözlerinden dökülen gözyaşlarından bir damladır,
Hüseyni Sevda.
Kerbela çölünde yalnız… Kerbela çölünde yardımsız…
Kerbela çölünde bikes bırakılan İmam Hüseyin’in; “Heyhat mine zillet!.. İslam için öleceksem, ey kılıçlar alın canımı! feryadıdır.
Dünya hayatına önem vermeyip, kendini kardeşlerine feda etmenin…
İzzet ve şeref ile şehadete kucak açıp,
''Kulli yevmin Aşura kulli erzin kerbela'' diyebilmenin adıdır
kerbelayi
Kahraman Üye
*****

Üyeyi Alkışla 21
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 576


« Yanıtla #4 : 05 Haziran 2009 21:28:25 »

Allah razı olsun çok güzel bir yazı Allah niyetleri olanların niyetlerini kabul etsin Abdullahın niyetini kabul etttiği gibi
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
kurtuluş
Tecrübeli
***

Üyeyi Alkışla 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 146


« Yanıtla #5 : 06 Haziran 2009 05:44:39 »

Allah sevabınıza yazsın inşaallah..
Güzel bir paylaşım olmuş.ÜMMU'L BENİN denilince Hz.Ali(as)'ın çocukları uzulmesin diye ona esas ismiyle hitap etmemesi ve çocuklarına olan düşkünlüğünü hatırlıyorum.. Cry
SELAM OLSUN SİZE VE SİZİN YOLUNUZDA CANINI ALLLAH'A TAKDİM EDİP EBEDİ SADETE KAVUŞANLARA.

Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
meşedi enis
Ya ze'l-celali ve'l ikram Ya ze'n-ne'mai ve'l-cud Ya ze'l-menni ve't-tavl Harrim şeybeti alen-nar
Administrator
*

Üyeyi Alkışla 1481
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7441


EL ECEL BEGİYYETULLAH


« Yanıtla #6 : 06 Haziran 2009 05:55:51 »

ALLAHU EKBER
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

..ey ahle aalam agham Eli mazloome... 





 
ALİ_KERİM
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 95
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 897



« Yanıtla #7 : 08 Haziran 2009 05:48:55 »

ALLAHU EKBER
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

fatımanın gül balası
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 105
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 843



« Yanıtla #8 : 19 Haziran 2009 12:00:40 »

Allah sevabına yazsın inş.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

Ey Fatima! Beni peygamberlige seçen Allah’a and olsun ki,

Ben cennete girmedikçe diger kimselerin cennete girmesi haramdir
 
Sen benden sonra cennete girecek olan ilk sahissin...

               HZ.PEYGAMBER(S.A.V)
 
azerbaycan
Tecrübeli
***

Üyeyi Alkışla 10
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 144



« Yanıtla #9 : 22 Haziran 2009 20:51:25 »

Allah razi olsun sevabina yazsin
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
Yazdır

BİR ÇOCUK ve ÜMMU'L BENİN Etiketleri
BİR ÇOCUK ve ÜMMU'L BENİN
BİR ÇOCUK ve ÜMMU'L BENİN Resimleri
BİR ÇOCUK ve ÜMMU'L BENİN Videoları
Gitmek istediğiniz yer:  
Konu Linki:
BB Kodu :
HTML Kodu: