|
muhaddese
|
 |
« : 17 Eylül 2008 07:20:29 » |
|
Biz Ahdimize Vefa Ettik
Emevîler zamanında devlet işlerinde çalışan bir genç, İmam Sadık’ın (a.s.) adamlarından olan Ali bin Ebî Hamza’ya giderek kendisini İmam’la görüştürmesini rica etti.
İmam, onun bu ricasını reddetmemiş ve genci huzuruna kabul etmişti. Genç; "Efendim" dedi, "ben Emevî iktidarında divan hizmetinde bulunarak epeyce mal mülk edindim ve kazandıklarımın helâl mi, haram mı olduğuna hiç aldırmadım. Şimdi hatamı anlamış bulunuyorum; bana bir yol gösterin, bu malları ne yapmam lazım şimdi?"
İmam (a.s.), karşısındaki genci şefkatle süzdükten sonra; "Evlat" dedi, "sen ve senin gibileri böylesine helâl haram demeden mal mülk edinip Emevîlere vergi ve haraç toplamamış, kalemlerini ve kılıçlarını onların hizmetine sunmamış, onların cemaat namazları ve toplantılarına katılmamış olsaydı, Emevîler biz Ehl-i Beyt’in hakkını gasbedecek gücü asla bulamazlardı. İnsanlar onlara yardım etmeyip onları kendi hallerine bırakmış olsalardı, Emevîler bugün bunca mal mülkün sahibi olabilir miydi gerçekten?"
Genç adam pek utanmıştı. "Haklısınız efendim." dedi mahcubiyetle, "Benim için hiçbir kurtuluş yolu yok mu?" İmam; -Söylersem yapar mısın? diye sordu. -Evet efendim.
-Bu yoldan kazandığın bütün mal mülk ve parayı ayır; hakkını yediğin insanları tanıyorsan, git onları bul ve haklarını ver; eğer tanımıyorsan, onların adına o malı sadaka olarak ver. Bunu yaparsan, cennete gireceğine ben söz veriyorum.
Genç adam kısa bir sessizlikten sonra başını kaldırıp; "Dediğiniz gibi yapacağım efendim." diyerek oradan ayrılıp Ali bin Ebî Hamza’yla birlikte Kûfe’ye gitti. Bütün mal varlığını satarak hakkını yediği insanların hakkını ödedi; geriye kalan malının tamamını Allah yolunda sadaka olarak verdi. Sırtındaki gömleği de sadaka olarak verdiğinden, Ehl-i Beyt dostları kendi aralarında para toplayıp ona bir elbise almışlardı. Çok geçmeden genç adam hastalanıp yatağa düştü. Ali bin Ebî Hamza onu ziyarete gittiğinde durumu çok ağırdı. Genç adam gözlerini güçlükle aralayıp Ali’yi görmüştü. Onu tanıyınca; "Allah’a yemin ederim ki İmam Sadık (a.s.) verdiği sözüne vefa etti, İmam doğru söyledi!" dedi. Bu, onun son sözleri olmuştu.
Ali’yle arkadaşları cenazeyi gusledip kefenledikten sonra toprağa verdiler. Genç adamın kefen için verecek parası bile kalmamıştı. Ali bu işi tamamladıktan sonra Medine’ye, İmam’ın yanına döndü. İmam (a.s.) Ali’yi görür görmez; "Allah’a yemin ederim ki" buyurdu, "o genç cennetlik oldu ve ben verdiğim söze vefa ettim." Ali; "Doğrudur efendim." dedi yaşlı gözlerle, "O da bunu söyleyerek sizi doğruladı zaten!"
|