23 Mayıs 2012 03:51:47
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
EHLİbEYT SEVGİSİ
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: EHLİbEYT SEVGİSİ  (Okunma Sayısı 698 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yaralı_zeynep
ALEMİN ÜMİDİ ZEHRA GÜLÜ MÖVLA YEbNEL HESEN YA EbA SALİH
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 1120
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1164


leke lebbeyk EMİREL_MÜMİNİN lebbeyk ya eli eli eli


Site
« : 08 Temmuz 2008 15:39:47 »

Resulullah(s.a.v.) şöyle buyuruyor

Ben sizin aranızda iki değerli şey bırakıyorum: Allah’ın Kitabı ve öz akrabalarımdan olan Ehl-i Beytim. O ikisine sarıldığınız müddetçe, benden sonra asla (doğru yoldan) sapmazsınız. Gerçekten o ikisi (Kevser) havuzun(un) yanında tekrar bana gelinceye kadar birbirinden ayrılmazlar.”

Ehl-i Beyt (a.s), İslam semasının parlak yıldızları ve ışık saçan güneşleridirler. Onlar, Resulullah (s.a.a)’a iktida eden (uyan) kâmil insanlık örnekleridirler. Onlar, Hz. Peygamber (s.a.a)’in ilim kaynağından faydalanmış, risalet evinde büyümüş, onun yolunda hareket etmişlerdir. Onlar, ümmeti Allah’ın Kitabı’na ve Hz. Peygamber’in sünnetine sarılmaya davet ederek, kendi yaşantılarında da bunun en güzel örneğini sergilemişlerdir. Onlar, halkı hakka çağırmış, bir an bile haktan uzak kalmamışlardır. Onlar, yukarıdaki hadisin açıkladığı gibi, hiçbir zaman Kur’an-ı Kerim’den ayrılmamışlar, ayrılmazlar. Onlar, Kur’an-ı Kerim’de açıklanan bütün değerlerin ve yüce makamların en güzel örnekleridirler. Kur’an-ı Kerim onlar hakkında açıkça şöyle buyuruyor:

“Allah, ancak siz Ehl-i Beyt’ten her çeşit pisliği ve kötülüğü giderip sizleri tertemiz kılmak ister.” (Ahzab/33)

Ehl-i Beyt’in üstün makamı ile ilgili olarak nazil olan ayetler ve rivayet edilen hadislerin çokluğundan dolayı Ehl-i Beyt (a.s), tarih boyunca bütün Müslümanların yöneldiği tek mihver durumuna gelmiş ve çeşitli kesimler, onların ilim ve marifet nurlarından faydalanmak için onların kapısına gelmişlerdir.

Ehl-i Beyt’in tarihini ve onların ilmî siretini mütalaa edip araştıran kimse, Ehl-i Beyt İmamları’nın (a.s) önemli rolünü ve taşıdıkları sorumlulukları iyice anlayabilir. Onlar, mukaddes İslam şeriatını tahrif ve bidatlerden korumak, İslam akidesinin asaletini muhafaza etmek, İslam’ın yüce ilkelerini uygulamak ve ümmeti hidayete erdirmek uğruna cihat etmiş, canlarını bile bu yolda feda etmişlerdir.

İslam ümmetinin birliğinin yegane mihveri olabilecek Ehl-i Beyt’in tarihinin, her geçen gün daha iyi anlaşılması ve insanların hidayet ve nura doğru yönelip saadete ulaşmalarında onlara yardımcı olması, oldukça sevindirici bir gelişmedir.

Biz, Müslüman kardeşlerimizi Ehl-i Beyt’in makamlarını tanımaya davet ederken, aslında onları Ehl-i Beyt’in yolunu takip etmeye ve emperyalizm ile Siyonizm’e karşı verdikleri mücadelede, Müslümanları zaafa uğratmak, dağıtmak ve aralarına tefrika sokmak isteyen güçlerin karşısında bilinçli ve uyanık olmaya çağırıyoruz.

Ey Muhammed (s.a.a) in ümmeti ve ey Ehl-i Beyt (a.s) dostları! Gelin Kur’an ve Ehl-i Beyt’te birleşelim! Çünkü izzet, keramet ve şerefimiz, İslam’a sarılıp, Allah’ın (c.c) Kitabı, Peygamber’in sünneti ve Ehl-i Beyt’in sireti üzere amel etmektedir...

“De ki: Amel edin. Amellerinizi Allah da, Resulü de, müminler de görecektir.” (Tevbe/105)

“Ehl-i Beyt” kelimesi, Hz. Peygamber (s.a.a)’i seven, ona iman eden, yolundan giden herkes için sönmeyen nur ve sonsuz fazilet ve muhabbet kaynağının ifadesidir.

Müslümanlar, ilahî vahyin bu mübarek ismi andığı zamandan beri bu şanlı isimle tanışmışlardır.

“Allah, ancak siz Ehl-i Beyt’ten her çeşit pislik ve kötülüğü giderip sizleri tertemiz kılmak ister.” (Ahzab/33)

Bu ayet-i kerimenin nazil olmasıyla İslam toplumunda hakka uzanan gerçek hareket yolu ve İslamî hedeflere doğru giden çizginin sınırı belirlenmiş oldu. Bu ayetle Ehl-i Beyt’in İslam ümmetinin hayatındaki rolü beyan edilerek, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah-u Teala’nın, her çeşit pislik ve kötülükten temizleme iradesinin sadece onlara mahsus kılındığı ifade edilmiştir.

İslamî ilimler üzerinde araştırma yapan ve İslam ümmetinin siyasî hayat sahasında görüş sahibi olan kimselerin belirttiği üzere, bu ilahî beyan ve açıklama, İslam ümmetinin hayatı, İslam tarihinin oluşması ve İslam uygarlığının kurulmasında özel bir anlam taşımaktadır.

Bu ayetler, Peygamber’den sonra İslam’ın anlayış ve mantığına uygun olarak tarihin akışının yön ve çerçevesini belirlemiştir. Allah-u Teala, Ehl-i Beyt’e, bütün günahlardan, kötülüklerden ve hatalardan pak ve temiz olma sıfatını verdikten sonra, “Sizin Allah katında en değerli ve üstün olanınız, en takvalı olanınızdır.” (Hucurat/13) hitabı gereğince, örnek olmak ve rehberlik etmek için liyakatin en yüce derecesinin onlarda olduğu ortaya çıkmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’de ve Peygamber (s.a.a)’in sünnetinde araştırma yapan herkes görecek ki, hangi mezhepten olursa olsun, bu ümmetin fikir adamları, müfessirleri, muhaddisleri, siyer yazarları, tarihçileri, fakihleri, edipleri ve arifleri Ehl-i Beyt’in yüce makamından söz etmişlerdir.

Çeşitli mezheplerden olan Müslümanların yazdıkları hadis, siyer, tarih, tefsir, edebiyat, şiir, vb. kitaplarda bu mübarek soyun azameti belirtilmiş ve genellikle bu konuya özel bir yer verilmiştir.

Yine imanın, Hz. Peygamber (s.a.a)’in ve onun Ehl-i Beyt’inin (a.s) sevgisiyle ölçülmesi inancına binaen, onların muhabbetini kalplere yerleştirmek için ümmetin adeta bir yarışa girmesi, onlara zulmeden ve düşmanlık besleyenlere karşı nefret ve tiksintilerini açığa vurmaları, sözümüzün bir başka kanıtıdır.

Ehl-i Beyt (a.s), ilimde, takvada, ahlakta, şerefte, hak yolunda sebat göstermede, İslam’ı her şeylerini feda ederek korumada, zulüm ve tuğyana karşı çıkmada eşsiz insanlardırlar. Bu yüzdendir ki, bütün Müslümanlar Ehl-i Beyt’in sahip olduğu makamın, şerefin ve Allah’ın onlara tahsis ettiği faziletlerin, başka hiçbir kimsede olmadığında ittifak etmişlerdir.

Evet, yalnızca bu mübarek aileyi, Allah (c.c), bütün kötülük ve günahlardan pak ve temiz kılmıştır...

Yine yalnızca onları sevmeyi, Allah (c.c), bu ümmete farz kılmış ve onları sevmeyi, Peygamber (s.a.a)’in, ümmeti üzerinde bir hakkı olarak belirlemiş ve şöyle buyurmuştur:

“(Ey Peygamber, Müslümanlara) De ki: Ben peygamberlik vazifesi (yolunda çektiğim zahmetlerin) karşısında, sizden hiçbir ücret istemiyorum; sizden istediğim, ancak yakınlarıma (Ehl-i Beyt’ime) muhabbettir. Kim bir iyilik yaparsa, biz onun sevabını daha da artırırız.” (Şûra/23)

Yine Allah (c.c), yalnızca onlara beş vakit namazda salat ve selam etmeyi ve Peygamber’in isminin yanında onların da isminin anılmasını farz kılmıştır. Allah-u Teala Kur’an’da şöyle buyuruyor:

“Şüphesiz, Allah ve melekleri, Peygamber’e salat ve selam ediyorlar; ey iman edenler, (siz de) ona (Peygamber’e) teslimiyetle salat ve selam edin.” (Ahzab/56)

Müslümanlar Peygamber’den, kendisine nasıl salat edeceklerini sorduklarında, salat etmenin şeklini onlara şöyle öğretti:

“Deyin ki: Allah’ım, Muhammed’e ve Muhammed’in âline (Ehl-i Beyt’ine) salat et; nasıl ki İbrahim’e ve İbrahim’in âline salat ettin. Şüphesiz ki sen beğenilmiş ve yüksek mertebelisin.”

Bu ümmetin içinde Ehl-i Beyt’ten başka bu yüce sıfatları haiz olan hiç kimse yoktur. İşte buradan, Ehl-i Beyt’in (a.s) sevmenin farz oluşu, onlara tabi olup, gittikleri yoldan gitmenin bütün Müslümanlara gerekli olduğunun sırrı ortaya çıkmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’in, Ehl-i Beyt (a.s) üzerinde bu kadar ısrarla durmasından, onların azamet ve makamlarını açıklamasından maksat, Müslümanların Hz. Resulullah (s.a.a)’den sonra onları önder kabul etmeleri, onları sevmeleri ve onlara itaat etmeleridir.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

Rabbim en sevdiğini en sevdiğim eyle(aminnn)


***ciğer dağım kerbela****

bütün dünya bir tarafa
Mevlama olan aşkım bir tarafa
bilirmisin kimdir.....
......Aşkıyla herkesi deli_divane eden?
O öyle bir kimse ki......
......Kapısına varan herkes ona el açıyor.
O'nun adı Huseyn'dir.....(cAnInA gUrbAn OlDuĞuM)...



....vay elim galdı belimde,adın esgerdi dilimde....
....yoğtu bir çare elimde,ey sirıdarım ebelfez....
....ey elemdarım ebulfez,balalar geymede ağlar....
.....sinesini ah ile dağlar,ola canım sene gurban ....
.....bülbül ağlar güle gardaş,düştü ZEYNEb çöle gardaş ,alnıma gan süzülüptü misli mercan düzülüptü,çarem azalıptı derdim çoğalıp can gardaşım....
......




""""allahumme eccil velik_el ferec"""""
""""allahım sen imamımızn kalBini Bizlerden razı kıl""""""
FaTiMe YaVeRi
●●●Çok Şükür●●●
Yönetici
*******

Üyeyi Alkışla 1143
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1661


●●●HAMANEİ REHBERİM●●●


« Yanıtla #1 : 08 Temmuz 2008 16:09:14 »

Emeğinize sağlık.

Allah razı olsun.

Allah EhliBeytin şefaatini nasib etsin.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

Miskinlerin sahibiyem
Sureyi hel eta menem
Çaresizler sığınağı
Yetimlere ata menem

    

     
azaliyam
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 02 Aralık 2008 17:06:16 »

Allah razı olsun
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
Kadir
Kahraman Üye
*****

Üyeyi Alkışla 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 461


« Yanıtla #3 : 10 Ağustos 2009 19:41:31 »

Allah sevabına yazsın inş.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır

EHLİbEYT SEVGİSİ Etiketleri
EHLİbEYT SEVGİSİ
EHLİbEYT SEVGİSİ Resimleri
EHLİbEYT SEVGİSİ Videoları
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  
Konu Linki:
BB Kodu :
HTML Kodu: