İsmail Aras
Administrator
Üyeyi Alkışla 1954
Çevrimdışı
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 46081
|
 |
« : 17 Mart 2008 18:42:14 » |
|
Geniş ve Esrarengiz Bir Âlem Akıl gözü, varlıkların yaratılışında bir nebze yoğunlaşacak olsa, yaratanın eşsiz gücünü görecektir.
Aşağıdaki örneklere dikkat etmekle bu gerçek daha iyi anlaşılacaktır:
1- Bedenin savunma sistemi uzun bir süredir yaşam bilimcilerin dikkatini üzerinde toplamıştır.
Savunma sistemi; akyuvar, timüs, dalak, karaciğer ve ilikleri içeren sırlarla dolu bir organizmadır. Bunlarda mevcut olan hücreler, yapı açısından farklı olmalarına rağmen, ortak hedef doğrultusunda mikroplara ve enfeksiyonlara karşı savunma sağlar. Bu bağlamda özellikle akyuvarlar önemli bir rol üstlenmişlerdir. Mikroplara karşı hemen harekete geçen akyuvarlar, mikrobun kaynağını bulup savunma sağlar ve yayılmasını önler.
Yabancı bir maddenin bedene girmesiyle bu organizma devreye girer ve her antijen karşısında antikor üreterek farklı şekillerde savunma sağlar. Bazen mikrobu dağıtmak ve yok etmek, bazen zehirli maddeleri etkisiz hale dönüştürmek, bazen mikropları dondurmak, bazen zehirli ve mikrop taşıyıcı maddelerin dibe çökmesini sağlamak, bazen -aynı gruptan olmayan kanın şırıngası yoluyla- bedene giren yabancı alyuvarlara karşı... antikor üretilir.
Burada dikkat çeken asıl konu bu organizmanın -henüz bilimin keşfedemediği- yabancı maddeler karşısında onlara uygun olarak antikor üretiyor olmasıdır.
2- Lion Rasathanesi başkanı şöyle der:
"Rasathanemize teleskop gelmeden önce ulaşabildiğimiz kadarıyla, dünyanın genişliğini 500 ışık yılı olarak algılıyorduk; teleskopun gelmesiyle, dünyamızın genişliğinin en az bir milyar ışık yılı olduğunu öğrenmiş ve milyonlarca yeni Samanyolu'na ulaşmış olduk. Bunlardan bazısının bizimle olan uzaklığı bir milyar ışık yılıdır ve bu mesafenin ötesi tümüyle karanlıktır. Her ne kadar bu mesafenin ötesine ulaşamıyor isek de kuşkusuz orada, çekimi ile dünyamızı koruyan yüzlerce milyon Samanyolu vardır.
Gözlemleyebildiğimiz yüzlerce milyon Samanyolu'na sahip olan bu koskoca dünya, daha büyük bir dünyanın karşısında ancak bir zerreden ibarettir. Ben henüz, dünyamızdan daha büyük olan o ikinci dünyanın ötesinde başka bir dünyanın olmadığına emin değilim."[1]
Müminlerin Emiri Ali (a.s) şöyle diyordu:
"(Ya Rabbi!)... Biz senin yüceliğinin hakikatini hakkıyla bilemeyiz. Biz ancak senin canlı olduğunu, varolmada kimseye muhtaç olmadığını, uyku ve uyuklamanın seni tutmadığını biliriz."
"Ne bir düşünce, ne de bir göz seni idrak eder. Sen ise gözleri görürsün, herkesin ömrünün ne kadar olduğunu bilirsin ve her şeye kadirsin, güçlüsün."
"Sadece senin yarattıklarından gördüğümüz, kudretinden hayrete düştüğümüz, saltanatının yüceliğinden niteleyebildiğimiz ölçüde sıfatlarını bilebiliriz. Bizim haberdar olmadığımız, gözlerimizin göremediği, akıllarımızın ulaşamadığı, aramıza perde gerdiğin o gayb âlemi ise çok büyük!"[2]
Her şeyi var eden Allah'ın eşsiz kudretidir ve hiçbir şey O'nun kudreti dışında değildir.
Dünyamız Allah'ın iradesiyle varolmuştur ve O'nun dilediği sürece de kalıcılığını koruyacaktır. Yıldızlar, ay, güneş ve diğer gezegenler O'nun kudretiyle dönüp durmaktadır ve âlemde görülen hayret verici düzen O'nun iradesine tabidir; dilediği zaman değiştirir ve yeni bir düzen getirir. Allah dünyayı yarattıktan sonra el çekmiş değildir; dünyanın idaresi, her şeyin varlığı ve devamı O'nun iradesiyledir. Yüce Allah dilemedikçe hiçbir şey varolamaz; öyleyse var eden, koruyan, gözeten ve hüküm süren Allah'tır.
[1]- Batı Avrupa dergilerinden "İlim ve Hayat" dergisi
[2]- Nehc'ül-Belâğa, hutbe: 159, c.3, s.493
|