23 Mayıs 2012 19:45:01
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
İMÂM ALİ (A.S) VE MÜSLÜMANLARIN BEYTÜLMALİ
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: İMÂM ALİ (A.S) VE MÜSLÜMANLARIN BEYTÜLMALİ  (Okunma Sayısı 767 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
MUHAMMEDİN ORDUSU
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 125
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 952



« : 06 Ağustos 2008 06:36:33 »

                                     İMÂM ALİ (A.S) VE MÜSLÜMANLARIN BEYTÜLMALİ

190- Senetli bir şekilde İmâm Cafer-i Sâdık'tan (a.s), o da babalarından şöyle nakletmiştir:

"Emirü'l-Müminin (a.s) kendi hükümet yetkililerine şöyle yazdı: 'Kalemlerinizin ucunu inceltin; satırlarınızın arasını yaklaştırın, fuzuli şeyleri yazmaktan sakınıp asıl maksadınızı yazın ve sözü uzatmayın. Zira, hiç şüphesiz Müslümanların malı zarar ve ziyan kaldırmaz."[211]

191- Hilâl b. Müslim-i Cühderî diyor ki: Dedem Hür-re (veya Hüvve)'den şöyle duydum:

"Ali b. Ebî Tâlib'i gördüm; yanına akşam vakti bir mal getirdiler. 'Şu malı Müslümanlara bölüştürün' diye emirde bulundu. Dediler ki: 'Ya Emire'l-Müminin artık akşam oldu. Bu işi yarına bıraksak' deyince, 'Peki benim yarına kadar yaşayacağıma garanti veriyor musunuz?' buyurdu. Onlar da 'bizim elimizde ne var ki?' cevabını verince, 'O hâlde geciktirmeden onu bölüştürün' duyurdu. Bunun üzerine bir mum yakarak, o malı geciktirmeden o gece taksim ettiler!"[212]

192- Yine şöyle rivâyet edilmiştir:

"Ali (a.s), beytülmalde olan her şeyi, hiçbir şeyi göz ardı etmeden her Cuma günü dağıtırdı. Bir defasında beytülmalin bulunduğu yere girdiğinde orada bir miktar altın ve gümüş buldu ve şöyle dedi: 'Ey sarı (altın) sararadur ve ey beyaz (gümüş) ağaradur ve benden başkasını aldatmaya çalış, benim sana ihtiyacım yoktur."[213]

193- Senetli bir şekilde Esbağ b. Nübâte'den şöyle nakledilmiştir:

"Emirü'l-Müminin Ali'ye (a.s) bir mal getirildiğinde o-nu Müslümanların mallarının bulunduğu eve bırakır; sonra müstahak olan kimseleri bir araya toplardı. Sonra elini mallara daldırır sağlı sollu elleriyle avuç avuç dağıtır ve şöyle buyururlardı: 'Ey sarı (altın) ve ey beyaz (gümüş); beni aldatmaya çalışma; benden başkasıyla uğraş…' Bilahare beytülmalde bulunan her şeyi dağıtıp ve her hak sahibinin istihkakını kendisine ulaştırırdı. Sonra malların toplandığı yerin süpürülüp su serpilmesini emrederdi. Sonra oracıkta iki rekât namaz kılardı ve dünyayı üç talakla boşardı. Namazının selâmını verdikten sonra şöyle derdi: 'Ey dünya benim peşimden gelme, bana boşuna heveslenme ve beni aldatmaya çalışma; zira ben seni dönüşü olmayan üç talakla boşadım."[214]



 Senetli bir şekilde İmâm Cafer-i Sâdık'tan (a.s), o da babalarından şöyle nakletmiştir:

"Emirü'l-Müminin (a.s) kendi hükümet yetkililerine şöyle yazdı: 'Kalemlerinizin ucunu inceltin; satırlarınızın arasını yaklaştırın, fuzuli şeyleri yazmaktan sakınıp asıl maksadınızı yazın ve sözü uzatmayın. Zira, hiç şüphesiz Müslümanların malı zarar ve ziyan kaldırmaz."[211]

Hilâl b. Müslim-i Cühderî diyor ki: Dedem Hür-re (veya Hüvve)'den şöyle duydum:

"Ali b. Ebî Tâlib'i gördüm; yanına akşam vakti bir mal getirdiler. 'Şu malı Müslümanlara bölüştürün' diye emirde bulundu. Dediler ki: 'Ya Emire'l-Müminin artık akşam oldu. Bu işi yarına bıraksak' deyince, 'Peki benim yarına kadar yaşayacağıma garanti veriyor musunuz?' buyurdu. Onlar da 'bizim elimizde ne var ki?' cevabını verince, 'O hâlde geciktirmeden onu bölüştürün' duyurdu. Bunun üzerine bir mum yakarak, o malı geciktirmeden o gece taksim ettiler!"[212]

Yine şöyle rivâyet edilmiştir:

"Ali (a.s), beytülmalde olan her şeyi, hiçbir şeyi göz ardı etmeden her Cuma günü dağıtırdı. Bir defasında beytülmalin bulunduğu yere girdiğinde orada bir miktar altın ve gümüş buldu ve şöyle dedi: 'Ey sarı (altın) sararadur ve ey beyaz (gümüş) ağaradur ve benden başkasını aldatmaya çalış, benim sana ihtiyacım yoktur."[213]

Senetli bir şekilde Esbağ b. Nübâte'den şöyle nakledilmiştir:

"Emirü'l-Müminin Ali'ye (a.s) bir mal getirildiğinde o-nu Müslümanların mallarının bulunduğu eve bırakır; sonra müstahak olan kimseleri bir araya toplardı. Sonra elini mallara daldırır sağlı sollu elleriyle avuç avuç dağıtır ve şöyle buyururlardı: 'Ey sarı (altın) ve ey beyaz (gümüş); beni aldatmaya çalışma; benden başkasıyla uğraş…' Bilahare beytülmalde bulunan her şeyi dağıtıp ve her hak sahibinin istihkakını kendisine ulaştırırdı. Sonra malların toplandığı yerin süpürülüp su serpilmesini emrederdi. Sonra oracıkta iki rekât namaz kılardı ve dünyayı üç talakla boşardı. Namazının selâmını verdikten sonra şöyle derdi: 'Ey dünya benim peşimden gelme, bana boşuna heveslenme ve beni aldatmaya çalışma; zira ben seni dönüşü olmayan üç talakla boşadım."[214]

[211]- El-Hisâl, s.310, Nehcü's-Saâde, c.4, s.30, Bihârü'l-Envâr, c.41, s.105.

[212]- Bihârü'l-Envâr, c.41, s.107.

[213]- İhkâkü'l-Hak, c.18, s.19.

[214]- El-Emâlî (Şeyh Sadûk), s.233.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

“Kıyamet önü sıra karanlık geceler gibi fitneler vardır.”
Menem Huseyn'in Divanesi
Administrator
*

Üyeyi Alkışla 1204
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1441


Allahumme Eccilli Veliyyikel Ferec


Site
« Yanıtla #1 : 06 Ağustos 2008 07:46:30 »

191- Hilâl b. Müslim-i Cühderî diyor ki: Dedem Hür-re (veya Hüvve)'den şöyle duydum:

"Ali b. Ebî Tâlib'i gördüm; yanına akşam vakti bir mal getirdiler. 'Şu malı Müslümanlara bölüştürün' diye emirde bulundu. Dediler ki: 'Ya Emire'l-Müminin artık akşam oldu. Bu işi yarına bıraksak' deyince, 'Peki benim yarına kadar yaşayacağıma garanti veriyor musunuz?' buyurdu. Onlar da 'bizim elimizde ne var ki?' cevabını verince, 'O hâlde geciktirmeden onu bölüştürün' duyurdu. Bunun üzerine bir mum yakarak, o malı geciktirmeden o gece taksim ettiler!"[212]


allah razı olsun
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

MENEM HUSEYN'İN DİVANESİ
MENEM O ŞEMİN PERVANESİ
İLAHİ AŞKIMIN KABESİ
SECCAD-ALİ
Tecrübeli
***

Üyeyi Alkışla 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 216


« Yanıtla #2 : 07 Ağustos 2008 08:51:33 »

191- Hilâl b. Müslim-i Cühderî diyor ki: Dedem Hür-re (veya Hüvve)'den şöyle duydum:

"Ali b. Ebî Tâlib'i gördüm; yanına akşam vakti bir mal getirdiler. 'Şu malı Müslümanlara bölüştürün' diye emirde bulundu. Dediler ki: 'Ya Emire'l-Müminin artık akşam oldu. Bu işi yarına bıraksak' deyince, 'Peki benim yarına kadar yaşayacağıma garanti veriyor musunuz?' buyurdu. Onlar da 'bizim elimizde ne var ki?' cevabını verince, 'O hâlde geciktirmeden onu bölüştürün' duyurdu. Bunun üzerine bir mum yakarak, o malı geciktirmeden o gece taksim ettiler!"[212]


allah razı olsun

Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
kazım
Tam Üye
**

Üyeyi Alkışla 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 33


« Yanıtla #3 : 17 Ağustos 2009 19:22:01 »

Allah Razı Olsun İnşallah
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
kerbela şahidi
Yönetici
*******

Üyeyi Alkışla 1129
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7232


SELAM OLSUN SANA YA HÜSEYİN


« Yanıtla #4 : 17 Ekim 2009 13:09:54 »

Allah Razı Olsun İnşallah
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
YESRİB
Yönetici
*******

Üyeyi Alkışla 225
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2127



« Yanıtla #5 : 17 Ekim 2009 18:06:10 »

allah razı olsun
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
zahra
Tecrübeli
***

Üyeyi Alkışla 26
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 112


LA FETA İLLA ALİ LA SEYFE İLLA ZULFİKAR


Site
« Yanıtla #6 : 30 Kasım 2009 17:34:00 »

allah  razı olsun inş
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
HUSEYNİ SEVDA!..
Administrator
*

Üyeyi Alkışla 1706
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7218



« Yanıtla #7 : 01 Aralık 2009 13:04:08 »

Allah Razı Olsun İnşallah

Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

HÜSEYNİ SEVDA!..
Ateşlere atılırken, İbrahim gibi “Hasbunallahu we ni’mel wekil” zikriyle, Allah’tan başka kimseden yardım istememenin adıdır,
Hüseyni Sevda.
Karanlık denizlerde Hut’un karnında, Yunus gibi sadece Allah’a el açmanın halidir,
Hüseyni Sevda.
Nefsine aldanıp ilah olduğunu savunan Firavun ve ordusunu, denize batıran Musa’nın elindeki asa’dır,
Hüseyni Sevda.
Peygamberlerin hatemi, kainatın efendisi,Allah ’ın habibi
Hz. Muhammed (s.a.v)’ın “Ümmeti! Ümmeti” derken, Mübarek gözlerinden dökülen gözyaşlarından bir damladır,
Hüseyni Sevda.
Kerbela çölünde yalnız… Kerbela çölünde yardımsız…
Kerbela çölünde bikes bırakılan İmam Hüseyin’in; “Heyhat mine zillet!.. İslam için öleceksem, ey kılıçlar alın canımı! feryadıdır.
Dünya hayatına önem vermeyip, kendini kardeşlerine feda etmenin…
İzzet ve şeref ile şehadete kucak açıp,
''Kulli yevmin Aşura kulli erzin kerbela'' diyebilmenin adıdır
fatımanın gül balası
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 105
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 842



« Yanıtla #8 : 12 Aralık 2009 14:05:33 »

Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

Ey Fatima! Beni peygamberlige seçen Allah’a and olsun ki,

Ben cennete girmedikçe diger kimselerin cennete girmesi haramdir
 
Sen benden sonra cennete girecek olan ilk sahissin...

               HZ.PEYGAMBER(S.A.V)
 
YESRİB
Yönetici
*******

Üyeyi Alkışla 225
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2127



« Yanıtla #9 : 13 Aralık 2009 17:25:14 »

allah razı olsun
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır

İMÂM ALİ (A.S) VE MÜSLÜMANLARIN BEYTÜLMALİ Etiketleri
İMÂM ALİ (A.S) VE MÜSLÜMANLARIN BEYTÜLMALİ
İMÂM ALİ (A.S) VE MÜSLÜMANLARIN BEYTÜLMALİ Resimleri
İMÂM ALİ (A.S) VE MÜSLÜMANLARIN BEYTÜLMALİ Videoları
Gitmek istediğiniz yer:  
Konu Linki:
BB Kodu :
HTML Kodu: