İsmail Aras
Administrator
Üyeyi Alkışla 1954
Çevrimdışı
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 46081
|
 |
« : 22 Temmuz 2008 10:32:18 » |
|
İMÂM ALİ (A.S) VE RESULULLAH (S.A.A), ÜMMETİN İKİ BABASIDIRLAR
Resulullah (s.a.a): "Ben ve Ali, bu ümmetin iki babasıyız."[575]
Hz. Ali'den (a.s), Resulullah'tan (s.a.a) şöyle duy-duğu nakledilmiştir:
"Ben ve Ali b. Ebî Tâlib, bu ümmetin iki babasıyız; hiç şüphesiz bizim onların boynundaki hakkımız, anne-baba-larının hakkından daha büyüktür. Eğer bize itâat ederlerse, onları ateşten kurtarıp rahatlık ve huzur yurduna götürürüz ve kölelikten kurtarıp en seçkin özgürlere kavuştururuz."[576]
Muallâ b. Hüseyin, İmâm Cafer-i Sâdık'tan (a.s) Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"İki babadan birisi benim, diğeri ise Ali b. Ebî Tâlib'dir. Bu iki baba ölüm anında (herkese) görüneceklerdir!"[577]
Hz. Fâtıma'nın (a.s) şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
"Bu ümmetin iki babası Muhammed ve Ali'dir. (Allah'ın salavat ve selâmı onların üzerine olsun.) Eğer onlara itâat ederlerse, eğriliklerini düzeltir ve onları daimi azaptan kurtarırlar ve onlara uyum sağladıklarında, ebedi nimete kavuştururlar onları."[578]
Resulullah (s.a.a): "Babalarınızın en faziletli olanı ve taktir ve teşekkür edilmeye en lâyık olanı Muhammed ve Ali'dir."[579]
İmâm Cafer-i Sâdık'ın (a.s) şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
"Kim, en faziletli babaları olan, Muhammed ve Ali'nin haklarına riâyet ederse, kendi babasının ve diğer kulların haklarından zayi ettiği ona bir zarar vermez; zira Muhammed (s.a.a) ve Ali (a.s) onları ondan razı etmeye çalışırlar."[580]
İmâm Hasanü'l-Müctebâ'nın (a.s) şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
"Muhammed ve Ali bu ümmetin iki babalarıdırlar. O hâlde onların hakkını tanıyan ve her hâlinde onlara itâat eden kimseye ne mutlu! Böyle bir kimseyi Allah, cennetinin en faziletli oturanlarından karar kılacak ve onları bağışları ve rızâsıyla mutlu edecektir!"[581]
Esbağ b. Nübâte, Hz. Ali'den (a.s) Resulullah'ın (s.a.a) kendisine şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"Ya Ali, ben ve sen, bu ümmetin iki babasıyız; kim bizim hakkımızı çiğnerse, bize karşı gelirse, Allah'ın laneti onun üzerine olsun. Ben ve sen, bu ümmetin iki işçisiyiz; kim bize ücretimiz konusunda zulmederse, Allah'ın laneti onun üzerine olsun. Ben ve sen, bu ümmetin iki mevlâsı-efendisiyiz; kim bizden kaçarsa, Allah'ın laneti onun üzerine olsun!"[582]
Yine senetli bir hadiste Hz. Ali'nin (a.s), Resulul-lah'tan (s.a.a) şöyle naklettiği rivâyet edilmiştir:
"Ali'nin insanlar üzerindeki hakkı, babanın evladı üzerindeki hakkı gibidir."[583] Resulullah (s.a.a): "Ali'nin Müslümanlar üzerindeki hakkı, babanın evladı üzerindeki hakkı gibidir."[584]
Câbir b. Abdullah da Resulullah'tan (s.a.a) şu şekilde nakletmiştir:
"Ali'nin bu ümmet üzerindeki hakkı, babanın evlat üzerindeki hakkı gibidir."[585]
İmâm Muhammed Bâkır'dan (a.s), şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
"Kim, Allah katındaki değerini anlamak istiyorsa, en değerli iki babası olan Muhammed ve Ali'nin, (Allah'ın salavatı onların üzerine olsun) onun yanında ne kadar değer sahibi olduğuna baksın."[586]
İmâm Ali Rızâ (a.s), babaları kanalıyla Resulul-lah'tan (s.a.a) şöyle nakletmiştir:
"Ben Allah (azze ve celle)'nin yarattıklarının efendisiyim; ben Cebrâîl, Mîkâîl, İsrâfîl, Arş'ın taşıyıcısı meleklerden ve bütün mukarrep meleklerden ve Allah'ın peygamber ve resullerinden üstünüm. Şefaatin ve değerli (Kevser) havuzunun sahibiyim ben. Ben ve Ali bu ümmetin iki babalarıyız. Kim, bizi tanırsa, Allah (azze ve celle)'yi tanımıştır ve kim bizi inkâr ederse, Allah (azze ve celle)'yi inkâr etmiştir. Benim ümmetimin iki peygamber torunu ve cennet gençlerinin efendisi olan Hasan ve Hüseyin, Ali'dendir. Hüseyin'in evladından ise dokuz imâm olacaktır ki onlara itâat etmek, bana itâat etmektir; onlara karşı gelmek, bana karşı gelmektir; onların dokuzuncusu, onların kâimi ve Mehdi'si olacaktır."[587]
[575]- İhkâkü'l-Hak, c.15, s.518.
[576]- Bihârü'l-Envâr, c.36, s.9.
[577]- Bihârü'l-Envâr, c.36, s.13.
[578]- Bihârü'l-Envâr, c.36, s.9.
[579]- Bihârü'l-Envâr, c.36, s.9.
[580]- Bihârü'l-Envâr, c.36, s.9.
[581]- Bihârü'l-Envâr, c.36, s.9.
[582]- İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.46.
[583]- Bihârü'l-Envâr, c.36, s.5, İhkâkü'l-Hak, c.6, s.492 (az farkla).
[584]- Menâkıb-u Ali b. Ebî Tâlib, s.48, Bişâretü'l-Mustafâ, s.269, Yenâbîü'l-Mevedde, s.123, El-Emâlî (Şeyh Tûsî), c.1, s.344, Eş-Şehâb, s.24, Keşfü'l-Yakîn, s.300.
[585]- Bihârü'l-Envâr, c.36, s.5, İhkâkü'l-Hak, c.6, s.491, Ferâidü's-Simtayn, c.1, s.297.
[586]- Bihârü'l-Envâr, c.23, s.260.
[587]- Kemâlü'd-Din, s.261.
|