24 Mayıs 2012 03:44:38
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
İNSAN VE İHTİYAR
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: İNSAN VE İHTİYAR  (Okunma Sayısı 496 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
imamet sevdalisi
Kahraman Üye
*****

Üyeyi Alkışla 57
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 599


« : 23 Eylül 2008 18:18:27 »

                                                        İNSAN VE İHTİYAR


İnsanın fiilleri, yaratılış dünyasının olgularından birisidir ve var oluşunda evrenin diğer olguları gibi illete tam bir bağlılığı vardır. İnsan, evrenin bir parçası ve onun diğer parçalarıyla varoluşsal ilintisi olması dolayısıyla evrenin diğer parçalarının onun yaptığı işlerde hiçbir etkinliğe sahip olmadığı düşünülemez.

Örneğin: İnsanın yiyeceği bir ekmek parçası için el, ayak, ağız, bilgi, kudret ve irade gerektiği gibi ekmeğin dışarıda var oluşu, ona ulaşılabilir olması, her hangi bir engelin olmaması ve diğer zaman ve mekan şartlarının gerçekleşmesi bu işin yapılmasında gereklidir. Bunlardan herhangi biri olmazsa bu eylem insanın gücü dışında olur. Hepsinin gerçekleşmesiyle işin gerçekleşmesi de zaruri=zorunlu olur.

Önceden de belirtildiği üzere yapılan fiillerin, tam illet parçalarının tümüyle zaruret=zorunlu nitelikli ilinti taşımasının, tam illetin bir parçası olan insanla ilintisinin imkan ve olabilirlilik oluşuyla hiç bir çelişkisi yoktur.

İnsan, fiilinde serbesttir. Fiilin nedenin tümüne nazaran zaruri=zorunlu oluşu, onun insana nazaran da zaruri=zorunlu olmasını gerektirmez.

İnsandaki saf ve dejenere olmamış kavrayış da bu görüşü destekliyor. Çünkü bizler, insanların ilahi fıtratlarıyla yemek, içmek, yürümek gibi fiillerle sıhhat, hastalık, büyüklük, küçüklük ve uzun boylu olmak gibi şeyler arasında fark gözettiklerini gözlemliyoruz. İnsanlar doğrudan insanın iradesine bağlı olan birinci tür işleri insanın ihtiyarında bilir onunla ilgili emir ve nehiy, övgü veya yergide bulunur; ikinci kısmın tam aksine, çünkü ikinci kısımda insanın hiçbir yükümlülüğü yoktur.

Sadr-ı İslam'da, insan fiili hakkında Ehl-i Sünnet arasında iki meşhur görüş vardı. Bir grubu, insanın fiillerini Allah'ın değişmez iradesinin ona taalluk ettiğini göz önünde bulundurarak insanı kendi fiillerinde cebre=zorlamaya tabi bilmişler ve insanın iradesine ve ihtiyarına hiçbir değer vermemişler. Diğer bir grup ise, insanı fiillerinde serbest bilmişler ve ilahi iradenin fiillere taalluk ettiğini kabul etmeyip, ilahi kader hükmünün kapsamı alanı dışında bir şey saymışlar.

Ama Kur'an'ın zahiriyle mutabık olan Ehl-i Beyt öğretisine göre insan, fiillerinde serbestir, ama müstakil ve tam serbest değildir. Yüce Allah fiillerin serbest olarak gerçekleşmesini irade etmiştir. Önceki tabirimize göre, Yüce Allah, insanın iradesi de olmak üzere neden bütünüyle, fiillerin gerçekleşmesini irade etmiş ve onu zaruri=zorunlu kılmıştır. Sonuçta böylesine ilahi irade, fiili zaruri=zorunlu ve insanı bu fiilde serbest kılar. Yani fiil neden parçalarının bütününe nazaran zaruri=zorunlu ve parçalarından biri sayılan insana nazaran da mümkün olur.

İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: "Ne cebirdir, (zorlama vardır) ne de tefviz (tam serbestlik). Bilakis bu ikisinin arasında bir şeydir (kullar bu ikisinin ortasında bir yol izleyerek hareket ederler)." [156]
[156]- Bihar-ül Envar, c.4, s.197.
Yezid-i Şami kanalıyla İmam Muhammed Bakır (a.s), İmam Cafer Sadık (a.s) ve İmam Ali b. Musa Rıza'nın (a.s) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Allah'ın merhameti, kendi kullarını günahları işlemeye zorlayıp sonra onları azab etmenin çok çok üstünde bir şeydir. (Böyle bir şey onun merhametiyle çelişmektedir). Yine Allah'ın izzeti ve yüceliği, bir işi irade edip de onun olmamasının üstünde bir şeydir (Allah'ın dilediği her şey olur.)" (Bihar, c.3, s.6)

Yine İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: "Allah-u Teâla, halkı güçlerinin üstünde bir şeye yükümlü etmekten daha yüce ve irade etmediği şeyin olmasından daha üstün bir izzet sahibidir." İki Cebir ve Tefviz mezheplerine işarettir.) (Bihar, c.3, s.15)

Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
İsmail Aras
Administrator
*

Üyeyi Alkışla 1954
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 46081



« Yanıtla #1 : 23 Eylül 2008 20:19:56 »

Allah razı olsun
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

Seni ârife sordum; dedi: "İrfân Ali'dir"

Seni mümine sordum; dedi: "İmân Ali'dir"

Aklıma sordum seni; dedi: "Şaşkınım, şaşkın"

Aklı divâne eden, senin aşkındır, aşkın
İsmail Aras
Administrator
*

Üyeyi Alkışla 1954
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 46081



« Yanıtla #2 : 24 Eylül 2008 19:04:36 »

Allah razı olsun
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

Seni ârife sordum; dedi: "İrfân Ali'dir"

Seni mümine sordum; dedi: "İmân Ali'dir"

Aklıma sordum seni; dedi: "Şaşkınım, şaşkın"

Aklı divâne eden, senin aşkındır, aşkın
Menem Huseyn'in Divanesi
Administrator
*

Üyeyi Alkışla 1204
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1441


Allahumme Eccilli Veliyyikel Ferec


Site
« Yanıtla #3 : 26 Eylül 2008 06:23:18 »

ALLAH RAZI OLSUN ELLERİNE SAĞLIK



VEREHMETULLAHİ VE BEREKATUHU
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

MENEM HUSEYN'İN DİVANESİ
MENEM O ŞEMİN PERVANESİ
İLAHİ AŞKIMIN KABESİ
kerbela şahidi
Yönetici
*******

Üyeyi Alkışla 1129
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7232


SELAM OLSUN SANA YA HÜSEYİN


« Yanıtla #4 : 05 Mayıs 2009 11:52:41 »

ALLAH razı olsun
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
REHBER
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 310
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1825


ELİ DAREM ÇİGEM DAREM


« Yanıtla #5 : 08 Haziran 2009 19:38:36 »

Allah razı olsun
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |



ALEM GÜLİSTANDIR,ALİ GÜLÜDÜR
ALİSİZ YAŞAYAN ALEM ÖLÜDÜR,
AŞIK GÖNLÜMÜZE CANAN ALİDİR
RUHUMUZDAN KOPAN TUFAN ALİDİR.
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır

İNSAN VE İHTİYAR Etiketleri
İNSAN VE İHTİYAR
İNSAN VE İHTİYAR Resimleri
İNSAN VE İHTİYAR Videoları
Gitmek istediğiniz yer:  
Konu Linki:
BB Kodu :
HTML Kodu: