24 Mayıs 2012 05:19:08
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
kur an-ı kerimde cennet
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: kur an-ı kerimde cennet  (Okunma Sayısı 451 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ölüm meleği
Süper Moderator
*

Üyeyi Alkışla 8
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 295



« : 10 Haziran 2009 17:07:33 »

İman edip salih amellerde bulunanlar ise cennet halkıdır,orada süresiz
kalacaklardır.(BAKARA SURESİ,82)


İnsan, dünya hayatında nefsindeki kötülükleri yenip ömrünü ALLAH'ın razı olacağı şekilde geçirmekle sorumludur. Bunun içinse kendisine ortalama altmış yetmiş yıl gibi çok az bir süre verilmiştir. ALLAH, rızasını kazanan kulları için, dünyadaki bu kısa yaşamın ardından, sonsuz ve eşsiz bir hayat yaratmıştır. Dünya hayatındaki bu ömür göz açıp kapayıncaya kadar, hızla tükenip geçmektedir. Bu süre içerisinde sabır gösteren, güzel ahlakta kararlı davranan, ALLAH'a samimi bir kul olan kimseler ahirette çok büyük bir mükafatla; sonsuz cennet hayatıyla karşılaşacaklardır. Kuşkusuz bu Rabbimiz'in kullarına olan ihsanının, rahmetinin ve sevgisinin çok önemli bir tecellisidir.

ALLAH her insanı, herşeyin en güzelinden, en mükemmelinden zevk alacak ve bunlara karşı büyük bir özlem duyacak bir ruh ile yaratmıştır. Bu nedenle insan, hayatı idrak etmeye başladığı andan itibaren bu mükemmelliğe ulaşabilmek için, içinde sürekli olarak büyük bir istek duyar. Daima bir güzellik ve nimet arayışı içerisinde olur. Ancak buna ne kadar çok istek duyarsa duysun ve bunun için ne kadar çok çaba harcarsa harcasın, dünya hayatında hiçbir zaman aradığı mükemmellikle karşılaşamaz. Çünkü ALLAH dünya hayatını özel olarak kusurlu ve eksik olarak yaratmıştır.

Elbette ALLAH'ın bu yaratışında pek çok hikmet vardır. Çünkü "O ALLAH ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." (Haşr Suresi, 24) ayetiyle bildirildiği gibi, ALLAH'ın yaratışı kusursuzdur. Rabbimiz herşeye güç yetiren, dilediğini yaratmaya kadir olandır. Dolayısıyla dünya hayatındaki bu eksikliklerin bir amacı vardır. Rabbimiz'in bu yaratışının hikmetlerinden biri, insanın cennetin varlığını kavramasına ve bunun için samimi bir gayret harcamasına yöneliktir.

ALLAH insanın fıtratını ancak cennette rahat edebileceği ve nefsinin isteklerini ancak burada karşılayabileceği şekilde yaratmıştır. Kuran'ın pek çok ayetinde bu gerçek insana bildirilmiştir. Asıl hayatını cennette yaşayacağını, bu nedenle tüm çabasının da sonsuz güzellikler yurdu olan cennete yönelik olmasını hatırlatmıştır. Bu konudaki Kuran ayetlerinden bazıları şöyledir:

Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi. (Ankebut Suresi, 64)

Gerçek şu ki, ebrar olanlar (iyiler, doğru olanlar), elbette nimetler içindedirler. Tahtlar üzerinde bakıp-seyretmektedirler. Nimetin parıltılı-sevincini sen onların yüzlerinde tanırsın. Onlara mühürlü, katıksız bir şaraptan içirilir. Ki onun sonu misktir. Şu halde yarışmak isteyenler, bunun için yarışsınlar. (Mutaffifin Suresi, 22-26)

ALLAH dilediğine rızkı genişletir-yayar ve daraltır da. Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı, ahirette (ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir meta'dan başkası değildir. (Ra'd Suresi, 26)

Orda diledikleri herşey onlarındır; Katımız'da daha fazlası da var. (Kaf Suresi, 35)

Peygamber Efendimiz (sav) de bir hadis-i şerifinde dünya hayatının yanında, cennetin insan için nasıl büyük bir nimet olduğunu şöyle bir örnek ile açıklamıştır:

Cennette, yay kadar bir yer, Güneş'in üzerine doğduğu veya battığı şeyden (dünyadan) daha hayırlıdır. [Kütüb-i Sitte-14, s. 429/2]

İnsan, bu konuda hiçbir bilgisi olmasa dahi, dünya hayatının eksikliklerini ve nefsindeki nimetlere karşı duyduğu özlemi kısaca düşündüğünde, bu gerçeği kolaylıkla anlayabilecektir. Zira ALLAH, dünya hayatının asıl hayat olmadığının anlaşılması için insana pek çok delil yaratmaktadır. İnsan hemen her gün, başta kendi bedeninde olmak üzere, dünya hayatının eksiklikleriyle karşılaşmaktadır. Sadece hayatta kalabilmek için dahi, çok sayıda tedbir almak zorundadır. En küçük bir ihmalde hastalıklarla, yaralanmalarla ve hatta ölümle yüzyüze gelebilmektedir. Ömrünün büyük bölümünü vücudunun acizliklerini telafi etmeye ayırır. Ancak tüm bu çabaya rağmen geçen yıllarla beraber vücudu büyük bir bozulmaya uğrar. İnsan bedeni gibi, en güzel çiçekler bile zamanla solar; en güzel renkli, en hoş kokulu güller, laleler, menekşeler çürüyüp bozulur. En lezzetli ve en taze görünümlü meyveler, sebzeler kısa süre içinde çürüyüp yenemeyecek hale gelir. En ihtişamlı evler, eşyalar, arabalar zamanla eskir, kırılıp dökülür.

Bu sayılanlar, insanın dünya hayatında muhatap olduğu milyonlarca eksiklikten yalnızca birkaç tanesidir. Ancak sadece bunlar bile, insanın özlem duyduğu asıl yerin dünya olmadığını anlaması için yeterlidir.

İnsan, tüm bu eksiklikler karşısında içten içe, daima mükemmelliği, bu eksikliklerin hiçbirinin olmadığı bir dünyada yaşamayı ister. Hastalıkların, ölümlerin, savaşların, kavgaların, kötülüklerin, eksikliklerin, sıkıntıların hiç yaşanmadığı bir dünyanın özlemini çeker. Bu amaçla, hiçbir sorunun olmadığı mutlu bir hayatı, dünya şartlarında oluşturabilmenin yollarını arar. Oysa ALLAH, Kuran'da insanlara bu hayatı ancak cennette yaşayabileceklerini bildirmiştir. İnsanın bunun için yapması gereken ise son derece kolaydır: Rabbimiz'in rızasına uygun bir yaşam sürmek. Bunun ardından -ALLAH'ın takdiriyle- kendi istek duyduğundan ve hayal edebildiğinden çok daha üstün, kusursuz ve sonsuz mutlulukla dolu bir hayatla karşılaşacaktır.

İnsanın aradığı, özlem duyduğu, sevdiği herşeyin sadece cennette olduğunu anlaması için, ALLAH Kuran'da cennet nimetleri hakkında pek çok bilgi vermiştir. Kitabın ilerleyen bölümlerinde Kuran ayetleri ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleri doğrultusunda Rabbimiz'in bizler için hazırladığı bu eşsiz nimetleri anlatacağız.

Ayrıca İncil'den, Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleri ile mutabık olan sözlere de yer vereceğiz. Kuran ayetlerinde bizlere İncil'in zaman içinde tahrif edildiği, bu nedenle içinde çeşitli yanlış inanışları barındırdığı bildirilmektedir. Günümüzde mevcut olan İncil'de hak bölümler olabileceği gibi insanlar tarafından eklenmiş hatalı bilgiler de bulunmaktadır. Bu nedenle İncil'de yer alan açıklamaları Kuran ayetleriyle ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleriyle uyumlu oldukları ölçüde değerlendirmeye almak gerekmektedir.

Bu sitede de bu ölçü göz önünde bulundurulmuş ve İslami kaynaklara uygun olan İncil açıklamalarına yer verilmiştir. Bu sitede amaçlananlardan biri, insanlara asıl hayatın dünyada değil cennette yaşanacağını, nefislerinin istek duyduğu güzelliklerin dünyada değil cennette olduğunu hatırlatmaktır. Daha önce hiç düşünmemiş olsalar dahi, ruhlarındaki, mükemmeliğe karşı duydukları özlemi karşılayabilecek tek hayatın cennette olduğunu kavramalarına yardımcı olmaktır.

Diğer bir amaç ise, insanların, cennetin eşsiz güzelliklerini, sonsuza kadar sürecek olan zevklerini derinlemesine tefekkür edebilmelerini sağlamaktır. Zira hem Kuran ayetleri hem de Peygamberimiz (sav)'in hadisleri, bizleri pek çok insanın daha önce hiç düşünmemiş olabileceği cennet nimetlerinden haberdar etmektedir. Cennetteki ihtişamın, sınırsız nimetin ve yaşanacak olan güzel hayatın anlaşılması, insanların cennete olan özlemlerini ve bu hayatı kazanmak için harcayacakları çabayı artıracaktır. ALLAH'ın sonsuz rahmetine ve eşsiz nimetlerine layık olabilmek için büyük bir şevk ve azimle hayırlarda yarışmalarına vesile olabilecektir.

Elbette ki site boyunca yapılacak olan cennet tasvirleri, insan aklının ve bilgisinin kavrayışıyla sınırlıdır. Gerçekte ALLAH'ın Kuran'da bildirdiği ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleriyle tarif ettiği cennetin mükemmelliği ve güzelliği, insanın dünyada kendisine verilen akılla kavrayabileceğinden ve tefekkür edebileceğinden çok daha üstün ve benzersizdir. İnsan cennete dair güzellikleri ancak dünya hayatında bildiği nimetlerle kıyaslayıp, bunlarla özdeşleştirerek anlayabilmektedir. Ancak Rabbimiz'in orada salih kulları için hazırladığı nimetlerin güzelliği, gerçek şekliyle ancak ahirette kavranıp yaşanabilecektir. İnsan ruhunun bunlardan alacağı zevk ancak orada tadılabilecektir. Bunun bir hikmeti ise, Rabbimiz'in tüm bu nimetleri ve güzellikleri yalnızca iman eden kullarına lutfetmiş olmasıdır. ALLAH inkar edenleri cennet nimetlerinden mahrum kılmıştır. Ayetlerde, cennete giremeyen kimselerin ahirette cennete karşı duyacakları derin özlemden ve yaşayacakları büyük pişmanlıktan bahsedilmektedir. Bu kimseler hasretle cenneti anacak, sonsuza kadar büyük bir pişmanlıkla cennete girmiş olmayı dileyeceklerdir. Elbette ki onlar da dünya hayatında cennetin varlığından, oradaki güzelliklerden haberdar olmuş ancak bu gerçeği göz ardı etmişlerdir. Nefislerindeki bu isteği dünya hayatında karşılayabileceklerini düşünerek var güçleriyle dünyaya yönelmişlerdir.

Umulur ki bu sitede anlatılanlar, böyle büyük bir yanılgıya kapılan insanların gerçek hayatın ahirette yaşanacağını anlamalarına ve yaşamlarını, Rabbimiz'in rızasını kazanarak geçirmelerine vesile olur. İman edenlerin ise cennete kavuşma özlemlerini, şevk ve azimlerini artırarak ALLAH'ın en sevdiği kullarından olabilmek için hayırlarda yarışmalarını sağlar.

« Son Düzenleme: 10 Haziran 2009 17:10:08 Gönderen: ölüm meleği » Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
HUSEYNİ SEVDA!..
Administrator
*

Üyeyi Alkışla 1706
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7218



« Yanıtla #1 : 10 Haziran 2009 18:46:32 »

Allah razı olsun inşallah.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

HÜSEYNİ SEVDA!..
Ateşlere atılırken, İbrahim gibi “Hasbunallahu we ni’mel wekil” zikriyle, Allah’tan başka kimseden yardım istememenin adıdır,
Hüseyni Sevda.
Karanlık denizlerde Hut’un karnında, Yunus gibi sadece Allah’a el açmanın halidir,
Hüseyni Sevda.
Nefsine aldanıp ilah olduğunu savunan Firavun ve ordusunu, denize batıran Musa’nın elindeki asa’dır,
Hüseyni Sevda.
Peygamberlerin hatemi, kainatın efendisi,Allah ’ın habibi
Hz. Muhammed (s.a.v)’ın “Ümmeti! Ümmeti” derken, Mübarek gözlerinden dökülen gözyaşlarından bir damladır,
Hüseyni Sevda.
Kerbela çölünde yalnız… Kerbela çölünde yardımsız…
Kerbela çölünde bikes bırakılan İmam Hüseyin’in; “Heyhat mine zillet!.. İslam için öleceksem, ey kılıçlar alın canımı! feryadıdır.
Dünya hayatına önem vermeyip, kendini kardeşlerine feda etmenin…
İzzet ve şeref ile şehadete kucak açıp,
''Kulli yevmin Aşura kulli erzin kerbela'' diyebilmenin adıdır
İLAHİ AŞK
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 54
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 725


« Yanıtla #2 : 10 Haziran 2009 19:16:45 »

Allah razı olsun inşallah.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
Kadir
Kahraman Üye
*****

Üyeyi Alkışla 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 461


« Yanıtla #3 : 10 Haziran 2009 19:53:26 »

ALLAH RAZI OLSUN.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
fatımanın gül balası
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 105
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 842



« Yanıtla #4 : 11 Haziran 2009 11:08:01 »

ALLAH SEVABINA YAZSIN İNŞALLAH.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

Ey Fatima! Beni peygamberlige seçen Allah’a and olsun ki,

Ben cennete girmedikçe diger kimselerin cennete girmesi haramdir
 
Sen benden sonra cennete girecek olan ilk sahissin...

               HZ.PEYGAMBER(S.A.V)
 
REHBER
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 310
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1825


ELİ DAREM ÇİGEM DAREM


« Yanıtla #5 : 12 Haziran 2009 19:58:57 »

ALLAH SEVABINA YAZSIN İNŞALLAH.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |



ALEM GÜLİSTANDIR,ALİ GÜLÜDÜR
ALİSİZ YAŞAYAN ALEM ÖLÜDÜR,
AŞIK GÖNLÜMÜZE CANAN ALİDİR
RUHUMUZDAN KOPAN TUFAN ALİDİR.
KERBELA@ŞEHİDİ
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 53
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 895



« Yanıtla #6 : 14 Haziran 2009 13:29:36 »

ALLAH RAZI OLSUN İNŞALLAH.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

Ali Kur’an’ladır, Kur’an da Ali iledir;
Havz-u Kevser başında bana kavuşuncaya kadar
bu ikisi birbirinden ayrılmazlar.
       Hz.Muhammed (s.a.v)
MUHAMMEDİN ORDUSU
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 125
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 952



« Yanıtla #7 : 14 Haziran 2009 19:58:51 »

Allah razı olsun inşallah.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

“Kıyamet önü sıra karanlık geceler gibi fitneler vardır.”
Ali aşığı
Kahraman Üye
*****

Üyeyi Alkışla 20
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 526


« Yanıtla #8 : 13 Temmuz 2009 10:49:40 »

Allah razı olsun inşallah.
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

Ya Amerika'ya düşman ol,
İsrail'le savaş.
Ya Amerika'ya dost ol,
İran'la savaş...!

ALLAHUMME SALLİ ELA MUHAMMEDİN VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır

kur an-ı kerimde cennet Etiketleri
kur an-ı kerimde cennet
kur an-ı kerimde cennet Resimleri
kur an-ı kerimde cennet Videoları
Gitmek istediğiniz yer:  
Konu Linki:
BB Kodu :
HTML Kodu: