Menem Huseyn'in Divanesi
Administrator
Üyeyi Alkışla 1204
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 1441
Allahumme Eccilli Veliyyikel Ferec
|
 |
« : 12 Kasım 2008 12:04:23 » |
|
CENNET
Cennet ebedi bir yaşam yeridir. Allah insanların yaptıklarının mükafatı olarak, onlara bağışlayacaktır. Bu cennette her türlü nimetler rahat etmeleri için her türlü vesile yaratılmıştır. Cennet sakinleri istediklerini elde edeceklerdir. Cennette kin, hasadet, kötülük diye bir şey yoktur. Herkes birbiriyle kardeşçe geçimini sağlayacaklardır. Cennette devamlı kalıp kimse kimseye eziyet etmeyecektir. Sure Hicr. Ayet(47-48). İhlas sahibi olan temiz bendeler cennette azamet ve saygıyla yaşamlarına devam ederler. Çok özelliği olan tahtların üzerinde karşı karşıya oturarak birbirleriyle arkadaşlık yaparlar. Genç hizmetçiler şarapla dolu kadehler ile ve parlak bezlerle onların etrafına dolaşırlar. Şarabın özelliği insanı yormaz, başını ağrıtmaz, aklını ve şuurunu harap etmez. Aynen istedikleri her meyveyi ve her kuşun etini elde etmeleri de mümkündür. Bu mükafatların tümü dünyada yaptıkları iyiliklerin karşılığıdır. Sure Vakıa. Ayet(11-24): Cennet ehli birbirleriyle konuşurlar onlardan biri söyler; Ey cennet dostları benim dünyada bir arkadaşım vardı, cenneti inkar ederek ve ona inanmayarak şöyle diyordu; Acaba inanıyor musun biz ölüp toprak olduktan sonra yeniden dirilip ve kendi cezamıza yetişeceğiz. Dostlar şimdi yeridir, ona başvuralım onun durumunu öğrenelim. O anda dikkat eder, onu cehennemde görür ve ona söyler; And olsun yüce Allah’a beni de kendin gibi helak etmeye ramak kalmıştı. Eğer Allah’ın lütfu olmazsa idi şimdi bende senin gibi Allah’ın azabına duçar olacaktım.O zaman cennet ehli olanlar birbirlerine söylerler,acaba biz daha ölmeyecek miyiz? Ve biz azap görmeyecek miyiz?Evet büyük doğruluk şudur amel ehli böyle bir cennet için çalışmaları gerekir. CEHENNEM
Cehennem günahkar ve kafirlerin yeridir.Onun azap ve işkencesi,bu dünyanın azap ve işkencesiyle kıyaslanması mümkün değildir.Yüce Allah Kuran-ı Kerimde “ondan (cehennemden) korkunç bir görüntü insana öğretiyor.Onlar ki bizim ayetimizi inkar ettiler,yakında onları ateşe atarız.Bedenlerimizin derisi yanıp bittikten sonra yeni bir deri onların bedenine sararız,böylece yeniden yansın ve bizim azabımızı tatsınlar.Yüce Allah kudret ve hikmet sahibidir.(Nisa suresi Ayet:56).Kafirler için ateşten dokunmuş elbise hazırlanmış başlarına cehennemin yakıcı suyu dökülmüş olacak,bedenlerinin derisi ve iç organları yakılacak ve demir mızraklarla onlara vurulacaktır.Onlar cehennemin hüzün ve azabından kaçmak istedikleri zaman azap melekleri vesilesi ile yerlerine iade olacaklar ve onlara Allah’ın yakıcı azabını tadın denilecekti.(Hac suresi Ayet:19-23).Cehennem ehli onun bekçilerine söylerler”Allah’ınızdan isteyin bir günde olsa bize azap yapmasın.”Cehennem bekçileri onlara sorarlar”meğer sizin peygamberleriniz sizi hidayete kavuşturmak için açık deliller ve mucizelerle size gelmediler mi?söylerler”Evet geldiler”O halde kendiniz yalvarın derler.Halbuki kafirlerin yalvarması boşunadır.(Ğafir suresi Ayet:49-50) Böylece cehennem,zalimler ve sitem karların senelerce kalıp azap görecekleri bir kafes olacaktır.(Nebe suresi Ayet:21-23)Arkadan çekiştirmeyi,yüze karşı eğlenmeyi adet edinen herkesin vay haline.O ki mal toplamış ve onu sayıp durmuştur,o malının kendisini ebedi kılacağını zanneder.Hayır;Andolsun ki o,Hutame’ye atılacaktır,Huteme’nin ne olduğunu bilirmisin?Allah’ın tutuşturulmuş tırmanıp kalplerin ta üstüne çıkan ateştir,onlar bu ateşin içinde uzatılmış sütunlara bağlanmışlar ve o vaziyette o ateş üzerlerine kapatılmıştır.(Hümeze süresi Ayet:1-9).Kendinize acıyın,kendinize rahmetin ve iyi bilinki bedenlerinizin,ince ve nazik derileri cehennem ateşine tahammül edemez.Böylece kendinizi bu dünyada belkide denemişsinizdir,zaman zaman ayağınıza diken battığında veya yerin sıcak kumları üzerinde gezindiğinizde ne kadar rahatsız olduğunuzun farkındasınız.Birde bunu düşünün iki kat ateşin arasında kaldığınızda,nasıl etkileneceksiniz.Ey Allah’ın bedenleri hastalanmadan yüce Allah’ı hatırlayın ve boş zamanlarınızda cehennem ateşindin kendinizi kurtarmaya çalışınız.Çaresiz durumda kalmadan Allah yolunda gözlerinizi uykusuz,karınlarınızı açlığa alıştırın(oruç tutun),Allah yolunda adım atın onun yolunda mal varlığınızdan bağışlayın.Bedeniniz,canınız ve ruhunuz için gereken istifadeleri ediniz. ŞEFAAT
Kuran-ı Kerimde ve birçok rivayette açık meselelerden birisi şefaat konusudur.Şefaat yani;birinin günahını bağışlatmak için arabuluculuk yapmak.Bu arabuluculuk Allah’ın emriyle bazı günahkarların,bazı günahları hakkında gerçekleşip,Allah’ın derin lütfü ve geniş rahmetine dayalı olup müminlerin ümitlerine sebep oluyor.Eğer iman eden birisi kendini bağışlatıp ve affettirmek için birtakım hareketlerde bulunup ama dünyada tövbe etmek için muvaffak olmamışsa yüce Allah onu şefaat vesilesiyle kendi bağış ve rahmetine tabi tutar.Ahiret günü peygamberler,özellikle İslam peygamberi olan Hz.Muhammet (s.a.s) ve on iki imamlar,Allah’ın izniyle bazılarının günahının affı için şefaat haklarını kullanacaktır. Elbette bazı kimselerin günahı o kadar ağır ki,bir müddet azap görmeden şefaate layık olamazlar,ama bazı günahlar var ki tamamen şefaati ortadan kaldırıyor,rivayette buyuruluyorki;Biz ehli beytin şefaati namazı hafif sayan kimselere ulaşmaz.
|