|
Seyyidi_Şuheda
|
 |
« : 20 Mart 2008 11:38:34 » |
|
143- "Ya Ali, sağ eline yüzük tak; zira yüzük mukarreb (Allah katında yakınlık kazanan) insanlar için ilahî bir fazilettir." Ey Allah'ın resulü, hangi yüzüyü taka-yım," diye sorduğunda şöyle buyurdu: "Kırmızı akıkten kaşı olan yüzüyü; zira akik Allah'ın birliğini, benim pey-gamberliğimi, senin vasiliğini, evlatlarının imametini, sana uyanların cennete, düşmanlarının ise cehenneme gireceğini itiraf eden ilk dağdır (maden taşıdır)."
144- "Ya Ali, ümmetimden her kim, Allah'ın rızası için ve kıyamet gününü düşünerek kırk hadis hıfazederse, Allah (c.c) kıyamet gününde onu peygamberler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerle beraber haşreder; onlar ne güzel arkadaştırlar."
145- "Ya Ali, korkak kimseyle istişare etme; zira kur-tuluş yolunu sana daraltır. Cimri kimseye danışma; zira o seni kendi hedefinden geri bırakır. (Dünya malına ve hayatına düşkün ve) haris olan kimseyle de istişare etme; zira o işin kötülüğünü sana güzel olarak göstermeğe çalışır. Ya Ali, şunu bil ki, korkaklık, cimrilik ve haris olmak, tek sıfat olarak (Allah'a) kötü zanda bulunmakta toplanmıştır. (Hepsi kötü zandan kaynaklanmaktadır)."
146- "Ya Ali, ümmetimin helâk oluşu, konuşmasını bilen münafıkın eliyle gerçekleşir."
147- "Ya Ali, sana altı yüz bin koyun mu, altı yüz bin dinar mı vermemi istersin, yoksa altı yüz bin söz söyle-memi mi? Ali (a.s) altı yüz bin sözü istiyorum dedi. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu:
"Altı yüz bin sözü, altı cümlede toplayıp sana söyle-yeceğim: Ey Ali İnsanların müstehap işlerle uğraş-tıklarını gördüğünde, sen farzlarını tamamlamaya bak. İnsanların dünya işiyle meşgul olduklarını görürsen, sen ahiret işiyle meşgul ol. İnsanların başkalarının ayıplarıyla uğraştık-larını görürsen, sen kendi ayıplarının (ıslahına) çalış. İn-sanları dünyayı süslemekle meşgul bulursan, sen âhiretini ziynetlendirmeye çalış. İnsanların işin çok olması için ça-lıştığını görürsen, sen işin sağlamlığına ve temizliğine bak. İnsanların, mahlukata sığındığını görürsen, sen Hâlık'a (yaratıcıya) sığın."
148- "Ya Ali, namazını tamamlamayan (adabıyla birlikte kâmil kılmayan) bir kimse, hamile olduktan sonra, doğum vakti yaklaştığı bir sırada çocuğunu düşüren bir kadına benzer; artık o ne hamiledir, ne de çocuk sahibi (ancak çektiği zorluk ve zahmetler kendine kalır)."
149- "Ya Ali, namaz kılan, tacire benzer; tacir malını (sermayesini) koruyamazsa kârı da olmaz. Namaz kılan bir kimse de vacip namazını eda etmedikçe, Allah onun sünnet namazını da kabul etmez."
150- "Ya Ali, (işlerinde Allah'tan) hayır dileyen kimse, ziyan etmez; arzusuna uluşır. (Başkalarıyla) istişare eden de pişman olmaz."
151- "Ya Ali, mazlum kimsenin, (aleyhinde) yapacağı duadan kork (ona zulmederek, aleyhinde beddua etmesine sebep olma); zira o kendi hakkını Allah'tan diliyor; Allah da hiç bir hak sahibinin hakkını zay'ı etmez."
152- "Ya Ali, insanlar hayır yollarına baş vurarak Allah'a yaklaşmak istediklerinde, sen aklın muhtelif şekil-leriyle (aklını çalıştırmakla) Allah'a yakınlaşmaya çalış. Böyle yaparsan dünyada insanların yanında, ahirette ise Allah indinde derecelere ve yakınlık makamına erişirsin."
153- "Ya Ali, insanlar iki kişiden ibarettir: affedilmeyi hakkeden akıllı ve cezalandırmayı hakkeden câhil."
154- "Ya Ali, üç şeyi geciktirme: Vakti gelince namazı, birisi ölünce cenazeyi, münasip ve dengi olan bir eş buldu-ğunda bekar kız ve kadını evlendirmeyi."
155- "Ya Ali, yalan konuşma ve daima doğru ol; zira doğru konuşmak bu dünyada sana zarar verse de, ahirette sana kurtuluş vesilesi olur."
156- "Ya Ali, koğucu, kibirli ve hâin olma; (tüccar olmak istersen) ancak iyi ve hayırlı bir tüccar ol; zira tüc-carlar (genellikle hayır) amellerde başkalarından geri ka-lırlar."
157- "Ya Ali, (dâima) Allah-u Teala'nın hükmünü gözlerinin önünde bulundur (onlar ile amel et); Şeytan'ın hükmünü ise ayaklarının altına al."
158- "Ya Ali, (bir namahremi) gördüğünde, (yüzünü çevir) ve bakmaya devam etme; zira ilk görüşün (kasıtlı olmadığı için) sakıncası yoktur; ama ikinci defa (bakarsan kasıtlı olur) ve câiz değildir."
159- "Ya Ali, cömert ol; zira Allah cömert insanı sever. Cesaretli ol; çünkü Allah cesaretli olmayı sever. Gayretli ve hemiyetli ol; zira Allah böyle olanı sever. Eğer bir kişi, bir hacetini yerine getirmeyi senden dilerse, onu yerine getir; zira o istediğine layık olmazsa, sen bu bağışa layıksın."
160- "Ya Ali, her hayat, ardından bir ibret getirir. Ya Ali, her üzüntü sona erir, cehennem azabının üzüntü-sü hariç. Ya Ali, bütün nimetler zâil olur, cennet nimeti hariç."
161- "Ya Ali, Kur'an'ı öğren ve onu halka öğret ki, sana her harfin karşılığında on hasene verilsin ve eğer (bu halde) ölürsen şehid olarak ölürsün. Ya Ali, Kur'an'ı öğren ve halka öğret. Böylece halk Allah'ın evinin ziyaretine gittiği gibi, öldüğünde melekler de senin ziyaretine ge-lirler."
162- "Ya Ali, Allah fakirliği, kendi yaratıklarına ema-net olarak bırakmıştır; her kim onu gizlerse, Allah gün-düzleri oruç tutan, geceleri ibadetle meşgul olan kimsenin sevabını ona verir. Eğer birisi onu, ihtiyacını giderebile-cek birisine açar, o da ihtiyacını gidermezse, o fakiri öldürmüştür; kılıç ve mızrakla değil, kalbini kırmakla onu öldürmüştür."
163- "Ya Ali, din sağlam ve kuvvetli bir dindir. Onda itidallı ve yumuşak davran ve kendi nefsini Rabb'inin ibâ-detinden tiksindirme; zira merkebini haddinden fazla kul-lanıp yoran bir kimse artık, ne binecek bir biniti olur, ne de bir mesafe katedebilir. (Müstehap amellerde) ihti-yarlayıp öleceğini uman birisi gibi amel et (kendini fazla yorma); günahlardan da yarın öleceğinden korkan bir kimse gibi kaçın."
164- "Ya Ali, sana dua etmeni tavsiye ediyorum; zira duayla birlikte icabet de vardır. Şükretmeyi tavsiye ediyo-rum; zira şükürle birlikte nimet de artar. Seni bir ahdi boz-maktan yahut onu bozmaya yardımcı olmaktan sakındı-rıyorum. Yine seni hile yapmaktan sakındırıyorum; zira yapılan hile ve kurulan tuzak, sonunda sahibine döner. Seni zulüm yapmak ve (başkalarının) hakkına tecavüz etmekten de sakındırıyorum; zira zulüm ve haksızlığa uğrayan kimseye Allah, şüphesiz yardım eder."
165- "Ya Ali, sevinç olan her evde üzüntü de olur. Her üzüntünün ardından bir sevinme de olur, cehennem üzün-tüsü hariç. Kötü bir amel yaptığında, peşinden iyi bir amel de yap ki onu hemen yok etsin. Hayır iş yapmayı asla ter-ketme; zira bu, kötü uçurumlara düşmekten (kötü bela-lardan) insanı koru."
166- Hz. Ali (a.s) Resulullah'a (s.a.a) şöyle arzetti: "Ya Resulallah, mu'minin sıfatlarını bana söyler misiniz? Resul-i Ekrem (s.a.a) (biraz) başını önüne eğdi; sonra başını kaldırarak şöyle buyurdu: "Mu'minin yirmi sıfatı vardır. Bu sıfatları kendinde taşımayan birisinin imanı kâmil değildir. Ya Ali, mü'minin ahlakı ve özellikleri şun-lardır: (Cuma ve cemaat) namazlarına katılırlar; zekat vermeye koşuşurlar; düşkün ve fakirlere yemek yedirirler; yetimin başına (muhabbet ve şefkat) elini sürürler; elbise-lerini temiz tutarlar; avret yerlerini geniş bir elbiseyle örterler. Onlar konuştuklarında, bir şey naklettiklerinde yalan söylemezler; verdikleri vaade hilaf etmezler; halkın kendilerine olan güven ve itimadına karşı hiyanet etmezler; konuştukları zaman doğru söylerler; geceleri ruhbanlar gibi ibadete koyulurlar, gündüzleri ise (cihad mey-danlarında) arslanlar gibi kükrerler; gündüzleri oruç tutar, geceleri ibadetle geçirirler; ne bir komşuyu eziyet eder, ne de bir komşunun eziyetine vesile olurlar. Onlar yeryü-zünde mütevâzi olarak yürürler; muhtaç ve sahipsiz kimse-lerin ihtiyaçlarını karşılamak için çalışır ve cenazelerin ar-kasında yürürler. Allah bizi ve sizi takva ehlinden eylesin."
167- "Ya Ali, cemaat namazına ancak, Allah'ın ve Resul'ünün sevdiği temiz ve takvalı müminler şeddetle rağbet gösterirler."
KAYNAKLAR
1. numaralı hadisten 49. numaralı hadise kadar, Tuhef-ul Ukul kitabı, s.6 ila 14'ten nakledilmiştir.
50. numralı hadisten 143. hadise kadar, Mekarim-ül Ahlak, s.433 ila 445'ten nakledilmiştir.
144: El-Hisâl, S.543.
145: El-Hisâl, S.102.
146: El-Hisâl, S.69.
147: El-Mevaiz-ül Adediyye, 6. bölüm, 4. fasil, 1. hadis.
148: Kenz-ül Ümmal, c.7, s.509, Hadis: 20006
149: Kenz-ül Ümmal, c.7, s.509, Hadis: 20006
150: Kenz-ül Ümmal, c.7, s.815, Hadis: 21537.
151: Kenz-ül Ümmal, c.3, s.507, Hadis: 7650.
152: Kenz-ül Ümmal, c.3, s.384, Hadis: 7061.
153: Kenz-ül Ümmal, c.3, s.384, Hadis: 7062.
154: Kenz-ül Ümmal, c.3, s.826, Hadis: 8864.
155: Kenz-ül Ümmal, c.3, s.771, Hadis: 8707.
156: Kenz-ül Ümmal, c.4, s.136, Hadis: 9896.
157: Kenz-ül Ümmal, c.5, s.813, Hadis: 14458.
158: Kenz-ül Ümmal, c.5, s.325, Hadis: 13053.
159: Kenz-ül Ümmal, c.15, s.876, Hadis: 43484.
160: Kenz-ül Ümmal, c.16, s.139, Hadis: 44170.
161: Kenz-ül Ümmal, c.1, s.531, Hadis: 2377.
162: Usul-ül Kâfi, c.2, s.262.
163: Usul-ül Kâfi, c.2, s.87.
164: Bihar-ül Envar, c.77, s.69.
165: Bihar-ül Envar, c.77, s.116.
166: Usul-ül Kâfi, c.2, s.232.
167: Vesaya en-Nebi li-Seyyidina Ali, s.23
|