HUSEYNİ SEVDA!..
Administrator
Üyeyi Alkışla 1706
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 7218
|
 |
« : 14 Ekim 2008 13:32:52 » |
|
Her hususta Allahü Tala'yı bir bilmenin vücübuna inanmaktayız. Zatı itibariyle varlığına, birliğine, bunun vücübuna inanmamız nasıl gerekse aynı tarzda sıfatlarında tevhid de vacibdir ve bu, ileride anlatacağımız gibi, sıfatlarının, zatının aynı olduğuna inanmak, zati sıfatlarında da benzeri bulunmadığına iman etmektir. O'nun, ilimde, kudrette naziri bulunmadığı gibi yaratmakta, rızık vermekte de şeriki, naziri yoktur ve bütün kemal sıfatlarında eşi bulunamaz.
İbadette de O'na tevhid, aynı tarzda gerekmektedir; hiç bir vechiyle O'ndan başkasına kullukda bulunmak caiz değildir. Kullukların hiç bir nev'inde, vacib olsun,
olmasın, namazlarda ve diğer ibadetlerde, ne suretle olursa olsun, O'ndan başkasını katmak caiz olamaz. İbadette, bir başka van, varlığı, O'na katan, müşriktir; kullukta O'ndan başkasına yaklaşmayı kasdeden, putlara tapan kişi hükmündedir.
Yalnız, bazı kimselerin, zanlarına, vehimlerine uyup kabirleri ziyaret, yahud taziye meclisleri tertib etmek gibi hususlarda İmamiyyeyi kınamaları doğru değildir; çünkü bunlar, bu işler, ibadette Allah'dan gaynya yaklaşmak nev'inden olamaz. Bunlar, hastayı dolaşıp halini - hatırını sormak, gönlünü almak, cenazeyi teşyi etmek, mü'min kardeşleri ziyarette bulunmak, yoksula yardım etmek gibi temiz ve güzel işlerle Allahü Taala'ya manen yaklaşmayı kasdetmeye benzer, o çeşit işlerdendir. Hastanın halini -hatınnı sormak, hadd-i zatında, kulun Allahü Taala'ya manevi yakınlığını, Allahü Taala'nın razılığını sağlayan bir iştir; hastaya yakınlık kasdı yoktur ki Allah'dan başkasına kulluk etmeye benzesin; yahud da kullukta şirk koşmaya benzetilsin. Kabirleri ziyaret ve taziye meclisleri tertib etmek de bunlardandir.
Kabirleri ziyaret ve taziye meclisleri, şer'i olan giizel ve temiz işlerdendir; fıkıh bilgisinde de bunların hükmü böyledir. Bunlarla, bazı kimselerin zannettikleri gibi ne ibadette bir şirk kasdedilmektedir, ne İmamlara kullukta bulunmak. Bu ziyaretlerle, bu meclislerle onlann adlan anilmakta, yaptıkları işler zikredilmektedir; bunlar, Allahii Taala'nın şeairini ululamaktır; "Ve kim Allah dininin
hükümlerini ulularsa şüphe yok ki bu hareket, gönüllerdeki çekinme duygusundandır."8
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
HÜSEYNİ SEVDA!.. Ateşlere atılırken, İbrahim gibi “Hasbunallahu we ni’mel wekil” zikriyle, Allah’tan başka kimseden yardım istememenin adıdır, Hüseyni Sevda. Karanlık denizlerde Hut’un karnında, Yunus gibi sadece Allah’a el açmanın halidir, Hüseyni Sevda. Nefsine aldanıp ilah olduğunu savunan Firavun ve ordusunu, denize batıran Musa’nın elindeki asa’dır, Hüseyni Sevda. Peygamberlerin hatemi, kainatın efendisi,Allah ’ın habibi Hz. Muhammed (s.a.v)’ın “Ümmeti! Ümmeti” derken, Mübarek gözlerinden dökülen gözyaşlarından bir damladır, Hüseyni Sevda. Kerbela çölünde yalnız… Kerbela çölünde yardımsız… Kerbela çölünde bikes bırakılan İmam Hüseyin’in; “Heyhat mine zillet!.. İslam için öleceksem, ey kılıçlar alın canımı! feryadıdır. Dünya hayatına önem vermeyip, kendini kardeşlerine feda etmenin… İzzet ve şeref ile şehadete kucak açıp, ''Kulli yevmin Aşura kulli erzin kerbela'' diyebilmenin adıdır
|