Menem Huseyn'in Divanesi
Administrator
Üyeyi Alkışla 1204
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 1441
Allahumme Eccilli Veliyyikel Ferec
|
 |
« : 19 Aralık 2008 14:43:09 » |
|
Bir ömür sona erer. bir yudum suyun yudumlanması kadar kısa ömürlü olduğunu düşünürüz, bir göz yumup açıncaya kadar. Gelip geçti diye söze başlarız. Efendim! ne kadarda tez geçip gitti, şu dünyadan hiçbir şey anlayamadık, heveslerimiz kursağımızda kaldı. Ve arzularımızı yarım bıraktı. Gibi alışıldık sözlerle geçiştirir bir teselli arar ve aratır ve bir ömrün son tangosu bu türden klasik sözlerle ne yazık ki son bulur. Oysaki o ömrün rampalarında nede zorluklara katlanmıştık,nasılda bir saatimiz bir. Hatta birkaç yıla bedel olabilecek sıkıcı dönemlerden geçmiştik, ne fırsatlar tepmiş, nice nimetlere nankörlük etmiştik. Hani? Neresi kolaymış, bir yudum suyu yudumlamak kadarmış. Evet kolaycılık, çarçabuk unutmak illeti var ya. Hemen her şeyi unutturuveriyor işte. Bedenimize göre iyi bir kamuflaj elbisesi geçirip. Az mı arşınladık şu cihanı? İnsanlara sağ gösterip de az mı sol vurduk ?, yüreğimizde şeytani düsturlar koruma altındayken. Dilimizle ilahi nağmeleri az mı terennüm ettik?. Ve umut kapısından girip umutsuzluk dervazesine az mı yaslandık.? bütünüyle bu sitemler niye ? kime?. Ve neye göre?. İçimizle dışımızın tıpa tıp aynı olmayışı, bu olmayışın figüranı kendimizin oluşu ve doğrulukla dürüstlüğe çok çok muhtaç olduğumuzdan olacak ki. Hep iyi sahneler ve alımlı portreler görmek istiyoruz da ondandır sitemimiz. Zira biz hep güllerle iç içe olmak için bir ömrün tapusunu almıştık, ön bahçemizde güller arka bahçemizde de diken yetiştirelim diye var edilmemiştik. Aksine onları barıştırıp huzur ortamına zemin hazırlamak, ışık tutmak ve alkışlamak için dizayn edilmiştik. Hal böyleyken niye tökezledik?. Niye iyiye kötü, kötüye de iyi dedik?. Renkleri, kaliteleri ve kapsamlarını karıştırıp yerlerini değişik saldık gülistanlarımız ı çöllere dönüştürdük, bülbüllerini sürgün hayatlarına mahkum ettik. Velhasıl ı elimizden gelen ne kadar melanet varsa ardımıza koymadık. Her yanlışa, ya çanak tuttuk veya en azından alkışlamakla yetindik. Ve yerlerde sürünmeye mahkum ettiğimiz manevi ve milli değerlerimizin eşliğinde İslam ümmeti olarak ancak ve ancak bu noktalara ulaşabildik. Hangi noktalar?. Diye, garibin biri, dünyadan bihaber olan biri şayet sorarsa. Ona emsal olarak, örnek olarak ve gururla sunabileceğimiz hangi tablomuz vardır?. Hangi pembe dünyalarımızı sunabiliriz? sanıyorsunuz . Sahi İslam coğrafyası olarak örnek bir iş isteseler neyimizi gösterebiliriz?. El alemi keşke bir veya birkaç adım geriden takip edebilsek. Ne mümkün. Yüzlerce kilometre desek herhalde abes olmaz.Fakat merak etmeyin bizimde onlardan birtakım fazlalıklarımız vardır. Örneğin takipçilik, taklitçilik, yaltakçılık ve terör. Bu kaftanları öylesine İslam aleminin bedenine göre ölçüp biçmişler ki. Adeta kaçınılmaz bir alın yazgısı gibi algılamış ve içimize sindirmişiz. Ve işin daha önemli yadırganacak tarafı da şu ki. Söz konusu o terimleri dinimizle özdeşleştirenlere de hep seyirci kalmışız. Evet kardeşim! Sana ne damgalar, ne etiketler ve ne yakıştırmalar yapıştırmadılar ki sen. Sen ise sustun kaldın, masumiyetini anlatamadın, uyuduğunu ispat edemedin velhasıl ı donup kaldın ve öylece aleyhine söylenen ve icra edilenlerin seyrine daldın. Bari gel kardeşim! Ümitler tükenmemişken, son tren kaçmamışken biraz toparlanalım, irkilelim ve kendimize gelelim. Ebedi bedbahtlığa duçar olmadan, tüm fırsatlar elden kaçmadan ve şark, ımızın semasından hilalin işrak ı geçip gitmeden, ondan yolumuzu aydınlatacak bir ışık alalım. Yolumuzu yordamımızı bulalım. El alemlerin medeniyet denilen bataklıklarında el ayak çalmayalım. Yarın geç olabilir. ALLAH ın vaadinin ne zaman yetişeceğini kimse kestiremez, kimse ona miad biçemez. Bir bakmışsın elinde ceddinin Zülfikar ı ile geçmiştir dünyanın başına. seninle beni kim bilir kendisine yaran mı bilecek ? yoksa düşman mı?. Orası meçhul. Bu günkü performansımız gayet ışık tutabilir o günümüze, yapıcı bekleyişimizi güçlendirelim, onun zuhurunu dört gözle beklerken umarım umudumuz tez gelir ve umarım geldiğinde bizleri de kendisine dost kabul ederek şereflendirir.
Hadi KAMACI Huseyndivaneleri Yöneticisi
|