|
huseyinruhullah
|
 |
« : 07 Mayıs 2009 22:43:59 » |
|
İslami Ahlak (Ayetullah Sistani) Komşuluk hakkı akrabalık hakkına yakındır. Bu hakta Müslüman komşuyla,Müslüman olmayan komşu aynıdır.
15/04/2009
303.Komşuluk hakkı akrabalık hakkına yakındır. Bu hakta Müslüman komşuyla,Müslüman olmayan komşu aynıdır. Rasulullah (s.a.a) Müslüman olmayan komşunun hakkını şu sözüyle ispat etmektedir. Komşular üç kısımdır: a) Bazılarının üç hakkı vardır; İslam, komşuluk ve akrabalık hakları . b) Bazılarının ise iki hakkı vardır; İslam ve komşuluk hakkı c) Bir kısmının ise sadece bir hakkı vardır. Oda, kafirin komşunun hakkıdır.[1] Yine Rasulullah (s.a.a) şöyle buyuruyor “En güzel komşu, mümin komşundur.”[2] Harici olan ibn-i Mülcem’in kılıç darbesinden sonra imam Ali (a.s) imam Hasan ve imam Hüseyin (a.s)a komşuluk hakkında vasiyet ederek buyurdular: “Komşularınızın hakları konusunda Allah’tan çekinin. Zira onlar size Peygamberinizin vasiyetidir . Hatta o Hazret o kadar komşuluk hakkında tavsiyelerde bulunurlardı ki biz onların (komşuların) birbirlerinden miras alacaklarını zannederdik.”[3] İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdu; “Komşusuna eziyet eden Allah’ın rahmetinden çok uzaktır.”[4] Yine o Hazret buyurdular “Komşularıyla iyi geçinmeyen bizden değildir”[5] 304. Değerli Peygamberleri Hz. Muhammed’in (s.a.a) güzel ahlakıyla ahlâklanmak, Salih müminlerin sıfatlarındandır. Yüce Allah, o Hazreti Kuranı Kerimde şöyle vasıflandırmaktadır: “Ve sen elbette yüce bir ahlak üzeresin. Hanginizde delilik olduğunu yakında sende göreceksin, onlarda.” [6] Yine Resûlüllah: “Kıyamet gününde amellerin en ağırı (önemlisi) güzel ahlâktır.”[7] diye buyurmuşlardır. Yine o Hazretten imanı en üstün olan mümin kimdir”diye sorulunca şöyle buyurdular: “En güzel ahlaka sahip olanıdır.”[8] 305. Yine şunlar salih müminlerin sıfatındandır: söz ve amelinin doğru olması ve verdiyi sözü yerine getirmesidir. Yüce Allah Peygamberi Hz. İsmail’i överek onun hakkında şöyle buyuruyor: “(Resûlüm!) kitapta İsmail’i de an. Gerçekten o, sözüne sâdıktı, resûl ve nebi idi.” [9] Değerli peygamberimiz ise şöyle buyuruyor “Allah ve kıyamet gününe inanan bir mümin, verdiği sözü yerine getirsin”[10] Bu ayet ve rivayetlerden de doğruluğun ve sözüne vefakâr olmanın önemi aydınlanmaktadır. özellikle Müslüman olmayanların çoğunun İslam dinini, Müslüman’ların hal ve hareketleriyle tanıdıklarını bilmekteyiz. Müslüman’ın inancını Müslüman olmayana, güzel ahlakıyla sunmasından daha güzel ne olabilir ki .Yine aynı şekilde kötü ahlakıyla inancını arz etmesinden, daha kötü ne olabilir ki” 306. Salih bir kadın, kocasına eziyet etmeyen ona kötü davranmayan ve onu rahatsız etmeyendir. Aynı şekilde salih bir erkek, karısına eziyet etmeyen, ona kötü davranmayan ve onu rahatsız etmeyendir. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: “ Kocasına eziyet eden kadının namazı ve iyi amelleri kocasını razı etmedikçe ve gönlünü almadıkça, ne kadar oruç tutup namaz kılsa, köle azat etse Allah yolunda malını bağışlasa da Allah kabul etmez ve ateşe ilk atılan o olacaktır.” Daha sonra şöyle buyurdu: “Karısına eziyet ederse, koca içinde aynı azap vardır.”[11] 307. Müslüman, Müslüman olmayanla dost ve arkadaş olabilir. Onlarla samimi olup dünya işlerinde onlardan yardım alıp onlara yardım edebilir. Yüce Allah Kuran’ı Kerimde şöyle buyuruyor: “Allah sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizleri yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara adil davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah adaletli olanları sever.” [12] Böyle dostluklar doğru ve iyi bir şekilde kullanılırsa Müslüman olmayan dostunu, arkadaşını, komşunu, ortağını değerlerle ve İslam ilimleriyle tanıştırır onu üstün olan İslam dinine eski inancından daha yakın eder. Resulullah (s.a.a), Ali (a.s)a şöyle buyurdu: “Eğer Allah kullarından birini senin elinle hidayet ederse bu senin için güneşin doğudan batıya aydınlattığı yerlere hükmetmenden daha hayırlıdır.” 308. Müslüman olmayan kitap ehlinin veya kitap ehli olmayan diğer kafirlerin kutladıkları, yılbaşı, Hz. İsa’nın doğum günü, Yahudilerin kutladığı fahs gibi önemli günlerini tebrik etmek caizdir.
[1] -Müstedreku’l-Vesail, Allame Nuri, Kitabu’l-hac, 72. Bab [2] -Camiu’s-Sadat, en-Neragi, c.2, s.267; Usul’u-Kafi, Kuleyni, c.2, s.666 [3] -Nehcu’l-Belaga, Subh-i Salihi, s.422 [4] -Müstedreku’l-Vesail, c.1, s.72 [5] -Camiu’s-Saadat, en-Neragi, c.2, s.268 [6] -Kalem/4, 5, 6 [7] -Mekarimu’l-Ahlak, et-Tebersi, s.15; Camiu’s-Saadat, en-Neragi, c.2, s.331 [8] - Camiu’s-Saadat, en-Neragi, c.1, s.443; Usul’u Kafi, el-Kuleyni, c.2, s.99 [9] -Meryem/54 [10] - Usul’u Kafi, el-Kuleyni, c.2, s.363 [11] -Tefsil-i Vesailu’ş-Şia, Hurr Amuli, c.20, s.82; ez-Zunubu’l-Kebire, Abdu’l-Hüseyin Destğeyb, c.2, s.296 [12] -Mümtehine/8
|