10 Şubat 2012 16:33:13
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
NEDEN İMAM HUSEYİN (A.S)IN SEVGİSİNİ KALPLERDEN SİLEMİYORLAR?
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: NEDEN İMAM HUSEYİN (A.S)IN SEVGİSİNİ KALPLERDEN SİLEMİYORLAR?  (Okunma Sayısı 4058 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
RECEP
Bölüm Moderatorü
*****

Üyeyi Alkışla 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2


« : 25 Şubat 2009 00:51:07 »

NEDEN İMAM HUSEYİN (A.S) UNUTULMUYOR?

 Fecr suresi- 27-ta 30.ayetinde buyuruyorki
يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ (٢٧)ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً (٢٨)فَادْخُلِي فِي عِبَادِي (٢٩)وَادْخُلِي جَنَّتِي (٣٠)
EY HUZURA KAVUŞMUŞ NEFS! ONDAN RAZI OLARAK VE RIZASINI KAZANMIŞ BULUNARAK RABBİNE DÖN. HAYDİ GİR KULLARIMIN ARASINA VE GİR CENNETİME
Yunus suresi- 62. ayetinde buyuruyorki.
أَلا إِنَّ أَوْلِيَاءَ اللَّهِ لا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلا هُمْ يَحْزَنُونَ (٦٢
İYİ BİLİN Kİ ŞÜPHESİZ ALLAH IN DOSTLARI İÇİN KORKU YOKTUR VE ONLAR HÜZÜNLENMEYECEKLERDİR DE.
İMAM HUSEYN (A.S) IN KİMLİĞİ
İmam Hüseyin (a.s)ın babası Hz. Ali a.s)  hz. Ebu talibin oğludur.  Annesi de  Peygamber-i Ekrem (s.a.a)’in kızı hz. Fatıma (a.s)’ın ikinci oğludur. Hicretin dördüncü yılında dünyaya geldi. Büyük kardeşi İmam Hasan Mücteba (a.s) şehit olduktan sonra Allah’ın emri ve kardeşinin vasiyeti üzerine imamet makamına ulaştı.
İmam Hüseyin (a.s) on yıl imamet etti. Yaklaşık altı ay dışında bu müddetin tümü Muaviye’nin hilafeti zamanında en zor koşullar, acı durumlar ve en ağır baskılar altında geçti. Çünkü birinci olarak dini yasalar toplumda değerini kaybetmiş, hükümetin istekleri, Allah ve Resulünün isteklerinin yerini almıştı. İkinci olarak da Muaviye ve dostları bütün mümkün yollara başvurarak Ehl-i Beyt’i ve taraftarlarını ezip Ali(a.s)’ın ismini yok etmek istiyorlardı. Ayrıca Muaviye oğlu Yezid’in hilafet temellerini atıp pekiştiriyordu. Halkın bir kısmı, hiçbir usule kayıtlı olmadığından Yezid’in hilafetine razı değillerdi. Muaviye de muhalefetlerin çoğalmasını önlemek için daha fazla baskılara başvuruyordu.
NEDEN İMAM  HÜSEYN (A.S) UNUTULMUYOR?
İnsanlık tarihinin en canlı ve en heyecanlı hamaset ve yiğitliklerinden biri haline gelen İmam Hüseyin'(a.s) ın  yaşam tarihinin (kıyamının) önemi, sadece her yıl milyonlarca insanın en güçlü ve hırçın duygu dalgalarını kendi etrafında harekete geçirmesi ve her merasimden daha aktif ve etkili merasimler var etmesi değil, Hüseyin'(a.s) ın  yaşam tarihinin en önemli boyutunun tertemiz dinî, insanî ve kitlesel duygular olması ve bundan başka da bir etken ve amilin olmamasıdır. Bu tarihî kıyamı anma münasebetiyle gerçekleştirilen görkemli merasim ve gösterilerin hiç mukaddime ve tebliği faaliyete ihtiyacı yoktur ve işte bu yüzden de bu kıyamın özel bir yeri olup, bütün kıyamlar arasında benzerine rastlanılmamaktadır.
Genelde bu hakikati bilmekteyiz, ancak çoğularının (özellikle de gayri İslamî düşünürlerin) anlayamadığı ve kördüğüm bir bilmece şeklinde kalan bir şey vardır:
Nitelik ve nicelik açısından bir çok benzeri olan bu tarihî vak'aya neden bu kadar önem verilmektedir? Neden bu kıyamı anma merasimleri her yıl bir geçen yıldan daha canlı, daha aktif ve daha coşturucu bir şekilde gerçekleştiriliyor?
Bugün Emevî sultanlardan ve onların uşaklarından bir haber yokken ve Kerbela olayındaki kahramanların şimdiye kadar unutulması gerekirken, neden Kerbela kıyamı ebediyetle özdeşleşmiştir?
Bu sorunun cevabını, Kerbela kıyamının asıl hedeflerinde aramak gerek. Zannediyoruz ki, bu meselenin tahlili İslam tarihinden haberdar olan kimseler için zor olmasa gerek.
Daha açıkçası; kanlı Kerbela olayı, hükümeti ele geçirmek veya toprak elde etmek için çarpışan iki siyasi rakibin savaşına benzemez.
Kerbela olayı, iki düşman kabilenin kin ve nefretlerinin infilakı neticesinde ortaya çıkan ve üstünlük sağlamak amacıyla gerçekleştirilen bir savaşa da benzemez.
Bu olay, iki fikrî ve itikadî mektebin savaşından apaçık bir sahnedir. İnişli çıkışlı insan tarihi boyunca, en eski zamanlardan bu güne kadar bu savaşın alevi asla sönmemiştir. İşte bu savaş, bütün peygamberlerin ve dünyayı ıslah etmek azminde olan bütün salih kulların savaşının uzantısıdır. Bedir ve Ahzab savaşlarının devamıdır.
Bildiğimiz gibi, İslam Peygamberi fikrî ve içtimaî bir kıyamın önderi olarak, insanları putperestlik ve hurafelerden, insanların özgürlüğünü cehalet ve zulüm kıskacından kurtarmak için kıyam edip ve bu değişimin gerçekleşmesinde temel rol oynayan mazlum ve ezilmiş kitleleri kendi etrafında topladığında, bu islahî kıyamın muhaliflerine öncülük eden Mekke'nin putperest ve faizci zenginleri kendi saflarını daha bir sıklaştırdılar. Bu nidayı kıstırmak için bütün güçlerini kullandılar. Bu hususta öncülük eden Emevîler idi ve onların başında Ebu Süfyan bulunmaktaydı.
Ancak, İslam'ın azameti ve insanı hayrete düşüren etkisi karşısında nitekim dize geldiler ve örgütleri tamamen dağıldı.
Evet, Emevîlerin, İslam'ı yok etmek için kurdukları örgüt dağıldı; ama onların kökü kazılmadı ve bu da onların yaşamındaki bir dönüm noktasıydı. Yenilgiye uğrayan, zayıf, inatçı ve yeminli her düşman gibi bunlar da İslam'ı yok etmek için başlatmış oldukları açık ve zahir faaliyetlerini perde ardından ve gizli bir şekilde yürütmeye başlayıp, uygun bir fırsatın gelmesini beklediler.
Ümeyyeoğulları Hz. muhammed (s.a.a) In vefatından sonra halkı, İslam öncesi döneme ve cahiliyet devrine döndürmek için hilafete sızmaya çalışıp peygamberin devrinden uzaklaştıkça hilafete sızma ortamını daha uygun ve elverişli görüyorlardı.
Özellikle Ümeyyeoğullarından olmayan kimselerin, bir takım nedenlerden dolayı bazı cahiliyet sünnet ev geleneklerini yeniden hayat alanına döndürüp ihya etmesi "Cahiliyet kıyamı" için daha uygun bir ortam hazırlamıştı.
Yaşam safhasına döndürülen cahiliyet geleneklerinden bazıları şunlardan ibaretti:
1-İslam'ın iptal ettiği ırkçılık meselesi, bazı halifeler tarafından yeniden gündeme getirilip ihya edildi ve Araplar acemlerden (Arap olmayanlardan) üstün tutuldu.
2- İslam'ın ruhuyla bağdaşmayan haksızlıklar ortaya çıktı. Peygamberin zamanında, Müslümanlar arasında eşit olarak taksim edilen beytülmal, artık eşit olarak bölünmüyor, bazıları boş sebeplerden dolayı üstün tutuluyordu ve sınıflaşmalar da yeniden  başlatıldı.
3- Hz. Muhammed'(s.a.a)ın döneminde liyakat, ilmi değerler, ahlak ve takva ölçüsünde fertlere verilen makam ve hassas mevkiler, bazı halifelerin kendi akraba ve yakınlarına verildi.
İşte tam bu sırada Ebu Süfyan oğlu Muaviye, İslamî hükümete sızarak İslam'ın en hassas ve stratejik bölgelerinden biri olan "Şam" bölgesinin valiliğini ele geçirdi. Bu bölgedeki cahiliyet devri kalıntılarının   yardımıyla İslam hükümetini tamamen ele geçirmek ve cahiliyetin bütün sünnetlerini başlatmak için ortam oluşturmaya başladı.
İşte başlatılan ve cahili atmosfer ve dalga öylesine güçlüydü ki, Hz. Ali (a.s) gibi din uğrunda her şeyinden geçen bir insan hilafeti boyunca, Müslümanlara gölge düşüren bu karanlık bulutları dağıtmakla meşgul oldu.
Bu gayri İslamî canlanış ve bu başlama öylesine aşikardı ki, buna öncülük edenler bile onu gizleyemiyorlardı.
Hilafet Ümeyyeoğulları ve Mervanoğullarının eline geçince, Ebu Süfyan tarihî cümlesinde pervasızca şöyle demişti:
"Ey Ümeyyeoğulları! Saltanatı kimseye kaptırmamaya çalışın (saltanat topunu birbirinize pas verin). Andolsun yemin ettiğim şeye ki, cennet ve cehennem diye bir şey yoktur! (Muhammed'in kıyamı, siyasi bir kıyamdan başka bir şey değildir)."
Muaviye de Irak'ta musallat olduğu zaman Kûfe'de konuştuğu hutbesinde şöyle demişti:
"Ben namaz kılmanız ve oruç tutmanız için buraya gelmedim; buraya gelmemin sebebi size hüküm sürmektir, bana muhalefet eden herkesi yok ederim, bilmiş olun!"
Yezid de Kerbela'da şehit edilen özgür insanların kesik başlarını gördüğünde demişti ki:
"Keşke Bedir savaşında öldürülen atalarım burada olsaydı da Haşimoğullarından nasıl bir intikam aldığımı ve bu manzarayı görselerdi."
İşte bu sözlerin tümü, bu gayri İslamî hareketin mahiyeti ve hakikatini ortaya koyan delillerdir. Bu hareket ilerledikçe, daha  aşırı ve şiddet boyutu kazanıyordu.
Aziz İslam dinini tehdit eden ve Yezid'in saltanatı döneminde de son haddine varan bu büyük tehlike karşısında İmam Hüseyin (a.s) nasıl susabilir ve sessiz kalabilirdi?
Bu surette Allah, Peygamber (s.a.a) bütün İslam toplumuna gölge düşüren bu kahredici, öldürücü sessizliği fevkalâde bir fedakarlık ve mutlak bir özveriyle kırmamalı ve Ümeyyeoğullarının tebligatı ardında gizli olan bu cahilî hareketin çirkef yüzünü ortaya çıkarmamalı mıydı?
Hayır, Hüseyin (a.s) gibi biri böyle bir alçaklığa boyun eğemezdi ( ceddi peygamber (s.a.v) boyun eğmemiştiki) ve bunu da kendi kanıyla İslam tarihinin alnına parlak satırlarla yazdı. Yazdı ki, ebediyetle birleşsin ve gelecek nesiller için ölümsüz bir ders  olsun.
Evet, Hüseyin (a.s) bunu yaptı, İslam karşısındaki büyük ve tarihi risaletini yerine getirdi, Ümeyyeoğullarının gayri İslamî hile  ve komplolarını darmadağın, zalimane ve sinsice başlatmış oldukları en son faaliyetlerini de tahrip etti. İşte Hüseyin (a.s)ın kıyamının gerçek yüzü ve hakikatı budur. İmam Hüseyin'(a.s)ın ad ve tarihinin de neden unutulmadığını bundan anlıyoruz. İmam Hüseyin (a.s) bir asra, bir nesle ve bir zamana mahsus değildir, O'nun kendisi de hedefi de ebediyet ve ölümsüzlükle özdeşleşmiştir.
O, hak, adalet ve özgürlük yolunda Allah ve İslam uğrunda, insanları kurtarmak ve de insanî değerleri ihya etmek doğrultusunda şehadet şerbeti içti. Bu mefhumlar zaman aşamasına uğrayıp eskilebilir mi, bu gerçekler unutulabilir mi?...
NEDEN İMAM HUSEYN (A.S)  UNUTULMUYOR
1-kıyamındaki hedefi unutulmaya yüz tutmuş dedesi resulullahın getirdfiği dini yeniden ihya etmek ve dinin kurallarını peygamber(s.a.v) in dönemindeki olduğu gibi uygulamak ve asla taviz vermemek.
2- maksadının tamamen rızan lillah olması (rızan berızak teslimen liemrik. )
3- İmamı huseyn (a.s) nuru ilahi olduğu için hiçbir zaman bu nuru kimse söndüremez.                                                         
GELİN DOSTLAR BİR OLALIM İMAM HUSEYİN (A.S)IN ŞEMSİYESİ ALTINDA CEM OLALIM.

 1- Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a):
"Ben sizlerin içinde iki değeri biçilmez şey bırakıyorum, bunların biri diğerinden daha büyüktür; benden sonra bunlara sarılırsanız sapıklığa düşmez-siniz. Bunlardan biri Allah ipi mesabesinde olup gökten yere uzatılmış Allah'ın kitabı Kur'an'dır, diğeri ise itretim olan Ehlibeyt'imdir. Benden sonraki bu iki halefime nasıl davranacağınıza bakın."
2- Resul-i Ekrem (s.a.a):
"Allah-u Teâla cenneti, benim Ehlibeyt'ime zulüm ve ihanet edenlere, sövenlere, onlarla sava-şanlara ve itretimi inciterek bana eziyette bulananlara haram kılmıştır."
 9- Ayşe, Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"Bir gün asla yanıma gelmeyen bir melek ziyaretime gelerek, "Senin bu oğlun Hüseyin öldürülecektir, istersen onun öldürüleceği yerin toprağını sana göstereyim." dedi. Daha sonra elini uzatarak (kan rengi) kırmızı bir  toprak çıkartıp bana gösterdi."
11- Celaleddin Siyutî, İbrahim ve Zeyd ibn-i Ziyad'dan nakletmiştir ki:
"Gökyüzü yalnız Hz. Yahya peygamber (a.s) ve İmam Hüseyin (a.s) için ağladı. Ağlaması ise onda bulunan kırmızılıktır. Hz. Yahya (a.s) öldürüldüğünde, gökyüzü kırmızılaştı ve gökten kan damladı; Hz. Hüseyin (a.s) de öldürüldüğünde, gökyüzü kırmızılaştı."
17- İbn-i Sa'd, Ayşe'den şöyle rivayet etmiştir:
Daha sonra Resulullah (s.a.a) elini açtığında (ince kum) toprağı gördüm. Resulullah (s.a.a) bana hitaben buyurdu ki: "Ey Ayşe, canım elinde olan Allah'a andolsun ki, bu olay beni çok üzüyor. Benden sonra Hüseyin'i ümmetimden kim öldürecek?"
EHLİ TESENNÜ KAYNAKLARINDA İMAM HUSEYN NE AĞLAMAK
1- Sünen-i Tirmizî, c.5, s.663
2- Zehair-ul Ukba, s.20, El Keşşaf Tefsiri, Şura suresi 23. ayetin tefsiri
3- Kenz-ül Ümmal, c.7, s.225, Dürr-ül Mensur, Kevser suresinin tefsiri
4- Hilyet-ül Evliya, c.1, s.84
5- Müstedrek-üs Sahihayn, c.4, s.464, Sünen-i İbn-i Mace, c.2, s.1366, Hadis,4082
6- Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s.177
7- Sünen-i Tirmizî, c.2, s.240 ve 307, Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s.166
8- Zehair-ul Ukba, s.143, Mecmau-z Zevaid, c.9, s.201, Yenabiu'l Mevedde, c.2, s.214
9- Müsned-i Ahmed ibn-i Hanbel, c.6, s.294, Savaik-ul Muhrika, s.192, En Nihayet-u ve'l Bidaye, c.8, s.217
10- Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s.178, Tehzib-ut Tehzib, c.2, s.353, Dürr-ül Mensur, c.5, s.492
11- Dürr-ül Mensur, c.5, s.492 ve c.7, s.413
12- Zehair-ul Ukba, s.151, Maktel-ül İmam-is Sibt-iş Şehid, c.2, s.169, Menakıb-i İbn-i Meğazilî Vasitî
13- Zehair-ul Ukba, s.119, Maktel-ul İmam-is Sibt-iş Şehid-i Harezmî, c.1, s.87-88
14- Müstedrek-us Sahihayn, c.3, s.176, Maktel-ul İmam-is Sibt-iş Şehid-i Harezmî, c.1, s.158
15- Maktel-ül İmam-is Sibt-iş Şehid, c.1, s. 158, Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s. 176,
16- Nezm-ud Dürer, s.215
17- Müsned-i Ahmed ibn-i Hanbel, c.6, s.294, Savaik-ul Muhrika, s.115, Hasais-ul Kubra, c.2, s.125, Mecmau-z Zevaid, c.9, s.187
18- Mecmau-z Zevaid, c.9, s.189
19- Mu'cem-ul Kebir-i Taberanî, Hz. İmam Hüseyin'in Hayatı Faslı, A'lam-un Nübüvve, s.83
20- Kenz-ül Ümmal, c.6, s.223, Füsul-ül Mühimme, s.154, Müstedrek-üs Sahihayn, c.4, s.398, Müsned-i Ahmed ibn-i Hanbel, c.3, s.242, Delail-ün Nübüvve Ebi Nuaym, c.3, s.202, Zehair-ul Ukba, s.246 ve 247
21- Mu'cem-ul Kebir, İmam Hüseyin'in Hayatı Faslı, Müstedrek-üs Sahihayn, c.4, s.398, Tarih-uş Şam, Hz. Hüseyin'in Hayatı Faslı
22- El Kifayet-u li Hafiz-il Kenci, s.279, Zehair-ul Ukba, s.147, Hasais-ul Kubra, c.2, s.125, Sirat-us Seviyy, s.94, Mecmau-z Zevaid, c.9, s.118-119
23- Kenz-ul Ümmal, c.6, s.223, El Fusul-ül Mühimme, s.154, Savik-ul Murika, s.115, Maktel-ül İmam-is Sibt-iş Şehid, s.163
24- Hasais-ul Kubra, c.2, s.125, Savaik-ul Muhrika, s.115, Kenz-ül Ümmal, c.6, s.223, El Fusul-ül Mühimme, s.154
25- El İsabe, c.1, s.68, Yenabiu'l Mevedde, c.3, s.8 ve 52, El Bidayet-u ne'n Nihaye, c.8, s.217
26- Kenz-ul Ümmal, c.6, s.224, El Mu'cem-ül Kebir, Hz. Hüseyin'in Hayatı Bölümü
27- Sirat-us Seviyy, s.95, Maktel-ül İmam-is Sibt-iş Şehid, c.2, s.162
28- Müsned-i Ahmed ibn-i Hanbel, c.2, s. 60-61, Camiu's Sağir, c.1, s.13, Savaik-ul Muhrika, s.115, Zehair-ul Ukba, s.148
29- Delail-ün Nübüvve, c.3, s.211, Hasais-ul Kubra, c.2, s.126, Kitab-u Sıffin li Nasr ibn-i Mezahim, s.158, Şerh-u Nehc-il Belaga li ibn-i Ebi'l Hadid-i Mü'tezili, c.1, s.178
30- Yenabiu'l Mevedde, c.3, s.101
31- Yenabiu'l Mevedde, c.3, s.54
32- Sahih-i Tirmizî, c.13, s.193
33- Tarih-uş Şam, Hz. İmam Hüseyin'in (a.s) Hayatı Bölümü, Sirat-us Seviyy, s.96
34- Yenabiu'l Mevedde, c.3, s.102
35- Savaik-ul Muhrika, s.199, Yenabiu'l Mevedde, c.3, s.90
36- Yenabiu'l Mevedde, c.3, s.31 ve 32, Savaik-ul Muhrika, s.199, El Bidayet-u ve'n Nihaye, c.8, s.209
37 Yenabiu'l Mevedde, c.3, s.47 ve 93, Cevahir-ul Akdeyn, c.2, s.333
38- Meveddet-ül Kurba, s.32, Yenabiu'l Mevedde, c.2, s.323, Menakıb-i İbn-i Meğazilî
39- Yenabiu'l Mevedde, c.3, s.48-49 ve 100, Mi'rac-ul Vusul-i Cemaleddin Zerendî, s.215, El Bidayet-u ve'n Nihaye, c.8, s.216






« Son Düzenleme: 25 Şubat 2009 22:56:17 Gönderen: Heyderiyem » Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
HUSEYNİ SEVDA!..
Administrator
*

Üyeyi Alkışla 1706
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7218



« Yanıtla #1 : 25 Şubat 2009 16:30:48 »

Allah razı olsun inş..
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

HÜSEYNİ SEVDA!..
Ateşlere atılırken, İbrahim gibi “Hasbunallahu we ni’mel wekil” zikriyle, Allah’tan başka kimseden yardım istememenin adıdır,
Hüseyni Sevda.
Karanlık denizlerde Hut’un karnında, Yunus gibi sadece Allah’a el açmanın halidir,
Hüseyni Sevda.
Nefsine aldanıp ilah olduğunu savunan Firavun ve ordusunu, denize batıran Musa’nın elindeki asa’dır,
Hüseyni Sevda.
Peygamberlerin hatemi, kainatın efendisi,Allah ’ın habibi
Hz. Muhammed (s.a.v)’ın “Ümmeti! Ümmeti” derken, Mübarek gözlerinden dökülen gözyaşlarından bir damladır,
Hüseyni Sevda.
Kerbela çölünde yalnız… Kerbela çölünde yardımsız…
Kerbela çölünde bikes bırakılan İmam Hüseyin’in; “Heyhat mine zillet!.. İslam için öleceksem, ey kılıçlar alın canımı! feryadıdır.
Dünya hayatına önem vermeyip, kendini kardeşlerine feda etmenin…
İzzet ve şeref ile şehadete kucak açıp,
''Kulli yevmin Aşura kulli erzin kerbela'' diyebilmenin adıdır
İLAHİ AŞK
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 54
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 725


« Yanıtla #2 : 25 Şubat 2009 19:58:45 »

ALLAH SİZLERİ BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN HOCAM.ALLAH SEVABINA YAZSIN .
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
İsmail Aras
Administrator
*

Üyeyi Alkışla 1950
Çevrimiçi Çevrimiçi

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 46081



« Yanıtla #3 : 25 Şubat 2009 21:17:44 »

ALLAH SİZLERİ BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN HOCAM.ALLAH SEVABINA YAZSIN .
Amin...
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

Seni ârife sordum; dedi: "İrfân Ali'dir"

Seni mümine sordum; dedi: "İmân Ali'dir"

Aklıma sordum seni; dedi: "Şaşkınım, şaşkın"

Aklı divâne eden, senin aşkındır, aşkın
münzevi
Kahraman Üye
*****

Üyeyi Alkışla 124
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 571



Site
« Yanıtla #4 : 25 Şubat 2009 21:36:04 »

ALLAH SİZLERİ BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN HOCAM.ALLAH SEVABINA YAZSIN .
ALLAH RAZI OLSUN İNŞALLAH
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

CAN ALEMİNE KÖR GİTMEKTEN KORKARIM
CİHANDAN BİHABER GİTMEKTEN KORKARIM
TEN ALEMİNDEN CAN ALEMİNE GÖÇERİM AMMA
TENDE İKEN CAN ALEMİNE GÖÇMEKTEN KORKARIM

FAHR-İ RAZİ

"Şu an Allah sizi görüyor,
ne konuştuğunuzu,
ne dinlediğinizi işitiyor,
kalbinizde neler geçirdiğinizi biliyor…"
Seyyidi_Şuheda
L€ß߀YK YA Z€HRA
Yönetici
*******

Üyeyi Alkışla 1257
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2147


Sen Oğu Guran Huseyn Mende Deyim Can Huseyn


« Yanıtla #5 : 26 Şubat 2009 11:12:22 »

LEbbeyk ya HUSEYNN
ALLAH razı olsun inşaallah
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

Eğer bir gün
Dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa, Rabb'ine dönüp "benim çok büyük bir derdim var" deme!
 Derdine dönüp "BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'İM VAR!" de!



İlahi, derdi Zeyneb'in eder divane gökleri

Ağlar mazlum-u Şehide sesler ZEHRA'yı mateme...


ALİ_KERİM
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 95
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 889



« Yanıtla #6 : 26 Şubat 2009 17:56:57 »

ALLAH SİZLERİ BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN HOCAM.ALLAH SEVABINA YAZSIN .
ALLAH RAZI OLSUN İNŞALLAH
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

hamza
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 315
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 898



Site
« Yanıtla #7 : 10 Mart 2009 10:38:19 »

ALLAH razı olsun inşallah
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |

Divane-i ABBAS
Huseyn Divanesi
******

Üyeyi Alkışla 556
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1124


'' Divane-i ABBAS'em..!''


« Yanıtla #8 : 02 Nisan 2009 16:29:27 »

LEbbeyk ya HUSEYNN
ALLAH razı olsun inşaallah
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
kerbela şahidi
Yönetici
*******

Üyeyi Alkışla 1129
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7232


SELAM OLSUN SANA YA HÜSEYİN


« Yanıtla #9 : 12 Nisan 2009 16:39:31 »

Allah razı olsun
Kayıtlı
Bu Sayfayı Paylaş
Share |
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
Yazdır

NEDEN İMAM HUSEYİN (A.S)IN SEVGİSİNİ KALPLERDEN SİLEMİYORLAR? Etiketleri
NEDEN İMAM HUSEYİN (A.S)IN SEVGİSİNİ KALPLERDEN SİLEMİYORLAR?
NEDEN İMAM HUSEYİN (A.S)IN SEVGİSİNİ KALPLERDEN SİLEMİYORLAR? Resimleri
NEDEN İMAM HUSEYİN (A.S)IN SEVGİSİNİ KALPLERDEN SİLEMİYORLAR? Videoları
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  
Konu Linki:
BB Kodu :
HTML Kodu: